|
|
|
#21 | |
|
Alıntı:
http://www.oltacilar.com/her-zamanki...yok-t9313.html a ) Amatör balıkçı: Mevcut kuralları çiğnemeden amatör balıkçılık etkinliğinde bulunmaya çalıştınmı? b ) Amatör balıkçılık: Sadece rekreasyon, spor veya dinlence amacıyla maddi ve ticari kazanç gayesi gütmeden avlanılan ürünü satmayı düşünmeden balık yakalayamaya çalıştınmı? Gerisi kocaman bir HİÇ.... Salla gitsin kardeşim
|
||
|
|
|
|
|
#22 | |
|
Alıntı:
Konu nereden nerelere kadar gitmiş Bende konundaki bizi ilgilendiren noktaya gelmek istedim.tabiki kimse yemlik balık tutamaz. ve Akvaryumcudan Balıkçıdan Tuhafiyeciden Manavdan kısaca meşru yollardan yemlik almaya çalışır. Gelelim işin özüne Tanımda derki ... Yemlik uzatma ağı: Uzunluğu en fazla 3 metre, yüksekliği en fazla 1 metre, göz açıklığı en fazla 28 milimetre olan, sadece canlı yem yakalanması amacı ile kullanılan fanyasız uzatma ağıdır. Tanımdaki ağ suya atıldığında yumak olur... ![]() ![]() 28 mm göz aralığına gelindiğinde katliam olur. Bu tanımı 1.5 metre eninde 5 metre uzunluğunda göz aralığı 15 mm olsaydı yemlik balık için bu denli stresede girilmezdi... Konu KRAL BALIKÇI tarafından (28.04.11 Saat 10:31 ) değiştirilmiştir. |
||
|
|
|
|
|
#23 |
|
şöyle bir düşünce antremanı yaptım da,
Bir gölün/göletin etrafında bir çok turna avcısı var ve her birinin kovasında 30ar yemlik balık... Diyelim ki 50 kişi var... o gölün/göletin besin zincirinden çekilmiş 1500 yemlik balık... günlerce eksilen yaklaşık 1500er yemlik balık... Doğayı koruyacağım ben amatörüm derken, bir bozguna sebep olmak nasıl bir düşünce olabilir ki? İlişkisini ben kuramadım. Bir de işin müsabaka boyutu var.Sportif balıkçılık. (federasyon olmadığından resmi anlamda sportif diyemesek de amatör müsabakalar için düşünürsek) yarışmacılar arası dengesizlik ve haksızlık oluşturması bir yana, yine yarışmacı sayısınca yok edilecek, üstelik amatör olarak ve doğa severlik adına düzenlenen müsabakada, binlerce yemlik balık. Ben çıkamadım işin içinden... (Not: Herhangi bir gönderme ya da polemik sözkonusu değildir mesajımda, ciddi anlamda bunları sorguladığım ve de sorgulanmasını düşündüğüm içindir.) |
|
|
|
|
|
|
#24 |
|
Bu konuyu açan Tuncay ağabeyime ve müdahil olup değerli fikirlerini beyan eden tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.
Canlı yem olarak, yemlik balık kullanarak başka bir balığı yakalayan ve o yakaladığı balığı ben yakala bırak yapıyorum diyerek geri bırakıp suya iade eden bir balıkçı varmıdır merak ediyorum.. Yoktur zannetmiyorum. Eğer var ise bu şekilde canlı yem olarak balık kullanıpta yakaladığı balığı geri iade eden arkadaşım varsa, ona şu soruyu sormak isterim; Madem bu kadar vicdanlısın, korumacısın, doğacısın neden yem olarak kullandığın diğer balığın canına kıydın, telef ettin ? Yok bırakmıyorum yakaladığım balığıda alıyorum diyen arkadasıma da şu soruyu sormak isterim; Neden bir canlının canına zaten kıyarken hatta sonra vicdanen rahatsız olur iken , onu yakalayabilmek adına başka bir canlı balığıda telef ediyorsun ? Nakil konusundaki sakıncalara, zararlarına zaten diyecek bir söz yok malum sebepler ortada, yasaklar ve kurallar konulmuş ona da uymamız gerekiyor. Amatörlük diyince aslında şapkamızı önümüze koyup çok fazla düşünmemiz gerekiyor. Öncesinde canlı yem kullanmış olduğumu, hatta bilinçsizce nakletmiş olduğumu buradan itiraf etmek istiyorum. Bundan da ayrıca üzüntü duyup hayıflandığımı belirtmek te fayda var. Cahillik yada hırs!!! Ancak bugünkü düşüncem yukarıda yazdıklarımdan ibarettir. Konu tamamen vicdanımızla başbaşa kaldığımız bir durum teşkil etmektedir bana göre. Aynı avlaktan da alınsa, bence haksız cana kıymaktan başka bir şey değildir canlı balığı yem olarak kullanmak, şahsi düşüncem canlı yemle balık avcılığı yapılmasının tamamen önüne geçilip yasak olmasıdır... Sevgi ve saygılar. |
|
|
|
|
|
|
#25 | |
|
Alıntı:
Düşündüm de, Boğazdaki balıkları amatörler katlediyor, balık olmamasının sebebi amatörler diyen kişiyle aynı şeyleri söylemiş gibi hissettim bir an ![]() Yahu, o turna zaten oradaki balığı yemiyor mu? (Eh yanlış yapınca yanlış yapmışım da demek lazım bazen, her zaman olur mu bilemem )
|
||
|
|
|
|
|
#26 | |
|
Alıntı:
Nuri kardeş, Seni ayakta alkışlıyorum. Sayın ÇETİNTAŞ'ın kulakları çınlasın. ![]() Sevgili arkadaşlar, Turna doğal ortamında o yemlik balık dediklerimizi zaten yiyor. Burada bir sorun yok. Tabiat ana kurallarını koymuş. Predator balıksan gücünün yettiğini yersin. ![]() Bence burada sorgulanması gereken asıl konuyu hemen hemen her birimiz pass geçiyoruz. Sportif bir yarışmada (yarışmalar zaten sportif olmalı ) amatörlük ruhunu, yaban hayatına karşı sorumlulukları geliştiriyoruz derken, 40 cm.nin altı turnaları salmalıyız derken, bunları kural olarak ele alıp yarışırken (dikkat edin, av yaparken demiyorum) canlı yemlik balık kullanmak ne kadar doğrudur?Eğer etik lafını kullanmayı seviyorsanız. Ne kadar ETİKTİR? Sevgili Nuri, Dayamadım yazdım. Bir kez daha alkışlıyorum seni.
Konu Tarık ERSAL tarafından (28.04.11 Saat 15:41 ) değiştirilmiştir. |
||
|
|
|
#27 |
|
Tarık abim,
Teşekkürler iltifatların için. Tucay abim, son derece önemli bir konuyu açtı ve maalesef bir şekilde konunun yönü değişti ama asıl mesele bir şekilde gözden kaçtı. Canlı nakil ile sularda oluşan tehklike. Ben de bir ara abartıp konuyu Canlı yem kullanılmasına kadar götürdüm. Yarışmalar, üyelerde ve katılımcılarda doğa sevgisi ve amatör balıkçılık bilincini geliştirmek amaçlı, resmi olmasa da sportif faaliyetler nihayetinde. Sportif faaliyet söz konusu olduğu zaman da, kişisel beceri ve yetenek ve balık avında olmazsa olmaz Şans faktörü bir arada oluyor. Yalnız, tüm bunlardan ayrı olmak üzere, yarışmalarda canlı yem kullanımı serbest olduğu taktirde, bu bilincin bir şekilde dağıldığını da görüyorum. Maalesef, avantaj olan canlı yemin avlaktan temin edilememesi ihtimaline karşılık, nakil yoluyla getrilmesi de söz konusu olabilmekte. Çünkü, başarı ya da kazanma hırsı, kontrolü de zorlaştırıyor. Dediğin hususlar ise bunlarla birlikte değerlendirilebilir. Sportf kavram içinde olması gereken beceri, yetenek, kendini geliştirme kavramlarını, amatör balıkçılığın temelleri içinde değerlendirdiğimizde ise daha katı, tebliğden daha farklı kuralların tebliğ sınırının aşılmadan darltılması gerekiyor. Balıkların nakil yasağı konusunda ise, itiraz edilmesini ya da bunun gereksizliğini sorgulamak ise amatörlük kavramından çok doğa sevgisinden uzaklığı gösteriyor. Basit bir denklem aslında... Benden sonrası Tufan mantığı içerisinde, olmayan bir türü ya da parazit/hastalık taşıma ihtimali olan bir türü kullanıp anlık tatmini sağladıktan sonra... Sonra: Eskiden burada bir Turnalar çıkardı 2,5 mm lik teli keserdi hikayeleri anlatılmaya başlanır... Ya da gölde balık ölümleri başladığında, "Devlet neden tedbir almıyor, sebebi nedir araştırılsın" vs. gibi yaygaralara girebiliyoruz. Oysa, orada olmayan ya da dışarıdan bir türü kullanarak biz kendi ellerimizla zemin hazırlıyoruz... Konu dışında olacak gerçi ama konuyla ilişkili larak, Pullu sazanın olduğu suya aşılanan Aynalı sazan sayesinde bu göl-etlerde oluşan oksijensizlik ve kirlilik dahi, masum ya da zararsız tabir edilen bir davranışın neler yol açabileceğini göstermekte. Nihayetinde farklı bir suyun yemlik balığı kullanılmasının BİLİMSEL bir gerçekliği olmadığı hatta zararının bir çok şekilde ortada olduğu aşikar. |
|
|
|
|
|
|
#28 |
|
Canlı yem ile amatör balık avcılığı yapılması avlaktan kendi yemini kendin yakalayarak olması gerekir. Bayilerden alım yapılmadan basitcede yakalanabilen bir yem olarak avlaktan yakalanıp adetler dahilinde isteyen avcı avınıda yakalar yeminide bence böyle o yemi bile yakalamak avın zevkini ve neşesini arttırır. Sakınca teşkil edecek durumlardan doğamızı ve avımızı koruyarak tam bir amatör ruhuya avlanmamızı sağlar.
|
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Sponsorlar | ||
|
|
|