|
|
|
#11 |
|
Bu gün kü yaşantı şartları içersinde :Toplumda insanlar sevmedikleri kişilerle de beraber olmak zorundadır.Belli bir toplulukta 2 veya 5 zararlı varsa; Ya toplumu tel örgü içine alıp zararlıdan koruyacaksın veya zararlıları tecrit edeceksin.Bunların olması mümkün olmadığından insanlarda tek başına yaşayamıyacağından,toplumda kendi frekanslarını içeren kişileri seçerek dost edineceksin demektir.Yanlış seçim yapmışsan listeden çıkaracaksın.Yenilerini ekleyip tekrar deniyeceksin. Böylece dostlarının sayısını arttıracaksın .İnsanlar hayatta dostlarıyle değer kazanır.Karşılaştığımız ve tanıştığımız kişilerin geçmişleri hakkında bilgi sahibi olmak kısa sürede de olsa mümkün değildir.Şayet bir grupta varlığımızdan rahatsız olan kişiler varsa yanına gitmemek ondan cekindiğimiz anlamına gelebilir,bilakis tam tersi üstüne gidip bu rahatsızlığı öğrenmek gerekir.Belki rahatsızlığın sebebi biz olabiliriz. Düşüncelerimizin aksine bizden çok daha erdem bir kişiyi
yanına gitmemekle tanıyamamış olacağız demektir. Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur. İki kez aldatırsa suç sizindir.Romen atasözü sevgiler ve selamlar |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Süper bir hikaye, ellerine ve yüreğine sağlık abi..Doğru her zaman doğrudur....
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Hepimiz hayatta bu tür şeyler yaşamışızdır. her toplulukta 1 tanede olsa sürekli sorun çıkaran birileri oluyor. Kulek Reis abinin sözlerine katılıyorum. yanına gitmemek yerine üstüne gidersen sorun bir şekilde çözümlenir. Ama öbür türlü her zaman rahatsızlık olur. bakışlardan bile insan karşısındakinin ne düşündüğünü anlar bazen. Necip Fazıl'ın dediği gibi Gözler, ya merhamet yada nefretin ışıldadığı kandildir. Rabbim bizlere merhametle bakan dostlarla karşılaşmayı nasip etsin. paylaşım için teşekkürler.
|
|
|
|
|
|
#14 | |
|
Alıntı:
İnşallah Mehmet kardeşim, kötülüklere fırsat vermez rabbim. Sevgi ve selamlarımla...
|
||
|
|
|
|
#15 | |
|
Alıntı:
|
||
|
|
|
|
#16 | |
|
Alıntı:
|
||
|
|
|
|
#17 | |
|
Alıntı:
|
||
|
|
|
|
#18 |
|
Talip bey,
Gerçek bir nasihat niteliğinde olan makalenizi çok beğendim. Ellerinize sağlık. Özellikle sanal ortamın özellikleri nedeniyle hepimizin zaman zaman yaşadığı önemli bir yaramızı işaret ediyorsunuz. Bu makaleyi okuyunca geçmişte ve gerekçeli olarak bazı arkadaşlarımla, yine sanal ortamda paylaştığım, ancak kaynağını bilmediğim bir yazı aklıma geldi. Sizlerle de paylaşmak isterim. Her kim kaleme aldı ve paylaşıma sundu ise onun da ellerine sağlık. SARIMSAK TARLASI Genç adamın biri, Dermiş babasına her gün; “Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi” Baba, itiraz eder, " Olmaz öyle çok dost, hakikisi Belki bir, belki iki, Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki..." Devam eder durur konuşma... Aralarında başlar bir tartışma, karar verirler bir sınava, Dostun hakikisini anlamaya... Bir akşam bir koyun keserler, Ve koyarlar çuvala. Baba der ki oğluna, “Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna”. Çuvaldan kanlar damlamakta, Sanki öldürmüşler de bir adamı, Koymuşlar çuvala, Dıştan böyle sanılmakta. Delikanlı sırtlar çuvalı, Gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı. O dost, bakar ki bir çuval, hem de kanlı, Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına, Almaz içeri arkadaşını, Böylece tek tek dolaşır delikanlı, Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını. Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır. Evlat geriye döner. Ama içten yıkılır... Babasına dönerek; “Haklıymışsın baba “ der. Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana. Baba “ hayir evlat ” der, benim bir dostum var bildiğim. Hadi, çuvalı alda bir kere de git ona. Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar. Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar... Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir. O dost, delikanlıyı alır hemen içeri. Geçerler arka bahçeye. Bir çukur kazarlar birlikte. Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye, Üzerine de bolca toprak serpiştirirler. Belli olmasın diye dikerler bu torağa bolca sarımsak... Genç adam gelir babasına; “ Baba, işte dost buymuş “ diye konusunca, Babası; “ Daha erken, o belli olmaz daha. Sen yarin git O'na, çıkart bir kavga, Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, iste o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi. Sonra gel olanları anlat bana...” Genç adam, aynen yapar babasının dediğini, Maksadı anlamaktır dostun hakikisini, Babasının dostuna istemeden basar iki tokadı ! Der ki tokadı yiyen DOST; “Git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını böyle iki tokada” ŞU KISACIK HAYATIMIZDA SARIMSAK TARLASINI SATMAYACAK, DOSTLAR BULMAMIZ DiLEĞiYLE... RASTGELSİN. Konu Tarık ERSAL tarafından (11.06.10 Saat 17:15 ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
#19 | |
|
Alıntı:
Bu camianın sürekli içindeyiz ve aksayan yerleri tamir etmek için önce doğru tespitler yapmamız lazım. Herşey daha güzel birliktelikler için değil mi? "Sarımsak Tarlası" bildiğim bir hikâyedir ve iyi mesaj verir. Bence de yerinde kullanılmıştır. Yazıma katkınızdan dolayı teşekkür ederim. Sağ olun. Selam ve saygılar...
|
||
|
|
|
|
#20 |
|
Doğa ve Çevre Dostu Amatör Oltacılar Derneği (OLTACILARDER) forum sitesinde sadece amatör balık avcılığı ile alakalı konular görmek istediğimi üzülerek konunuza yazma gereksinimi duydum Talip bey.
Ne zaman forumda neler oluyor diye baksam sizin hikayelerinizden birisi ile karşılaşıyorum. Mümkünse forum yöneticilerimden rica ediyorum hikaye değilde Amatör Balık Avcılığı için neyi paylaşabiliriz ona bakalım. Yazamasakta bir çok şeyi seyrederek bu platformdan öğrenmeye çalışıyoruz. Saygılarımla. ze_mahşer |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Sponsorlar | ||
|
|
|