|
|
|
#1 |
|
Sizce Hangisi..???
Ne zamandır aklımda idi.Demekki nasip bu geceye imiş...Malum mevsim kış,balık olayının nerdeyse dip yaptığı şu günlerde düşünmeye,laflamaya,zaman ayırabileceğimiz en uygun vakit...Duyduğumda ,yazıldığında "Gönümün" hiç onaylamadığı bir laf ,bir söz ..
Söz konusu olan...ben bu lafa ,bu söze, bu anlayışa taktımda..Birde sizlerin görüşünü ,anlayışını duymak istedim...Acaba benmi yanlışım diyerekten...Konu şu dostlar...Daha doğrusu beni rahatsız eden,tırmalıyan, konu,söz şu ..... " Balık bahane dostluk şahane " sözü....ben bu söze şahsen taktım dostlar (ilk duyduğumda takmıştım )...Siz ne düşünürsünüz,nasıl düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben ,beni tırmalayan bu sözü biraz tırmalamak,hatta balıkçılık platforumundan bu sözü ebediyyen silmek istiyorum... Şimdi sözü tekrardan alalım mikroskop altına..."balık bahane" ----"dostluk şahane" " dostluk şahane " kısmına bi diyeceğim yok,elbetteki öyledir...adam gibi adamlarla dostluk tarifi bile yapılamıyan bir birlikteliktirki ,ancak yaşayanlar bilir,onlarda zaten ifşa etmez....okey Gelelim "balık bahane " sözüne...Balık bahaneyse,orda dostluğu niye balık üzerinden yapıp balığı vede balıkçılığı bahane ediyorsun... Ben balığa,su kenarına indimi amacım orda adeta kendimi bir müsabakaya,bir maça çıkmış gibi hissederim...Önümde su..içindeo tatlı rakibim,yarim ..Tüm amacım,gayem karşımdaki rakibime,o nazlı yare galip gelebilmek,o hiç göremediğim yüzünü görebilmek..Perçemini,gizemini açıp ,namahremiyetini yırtıp,o peçe ardındaki gizemli yüzü,cemali görmek,onu hissetmek, kucaklamak,ve sonundada yanağına bir öpücük kondurup " gizem kokusuna meftun ,peçem avcılarına " ben gibilerine,bence düşünenlere paylaşmak amacıyla, hediye etmek için geri,ait olduğu gizemli yere tekrardan,hastasına,sevdalılarına, salmak,göndermek,affetmek,bağışlamak,tekrardan özlemek,hediye etmek,hayalini hep kuranlarına ,işaretli define haritası gibi v.s .....Amaçla avlanırken...Böylesine bir niyetle av olayına bakarken.."balık bahane " anlayışını düşüncemde bir yere koyamıyorum vede ,beynimde buna bir anlam veremiyorum...Şahane olan dostluk neden su kenarında olmakta? Ben dostlarımla alem yapmak,sohbet etmek istersem tercih edeceğim en son seçenektir su kenarı...O kadar güzel yerler,ortamlar, varki,dostlarla sohbet edebileceğim,edecebileceğimiz....Niye su kenarı....Belki zarurettendir,tamam anlarım....Ama ben avlanmaya su kenarına iniyorum,arkadaşlarla veya dostlarla tek amaç,ordakine!!! o "gizemli güzele "odaklanmak ,o gizemli " peçeliyi " avlamak,koklamak,sarmak gibi olaya bakarken ...Ama sanki amaçtan,gayeden maksat o değilmiş gibi ,sanki oraya ,o avlanılması gerekeni avlamak,o " peçeliyi" o zor olanı,o bedava gibi gözüküp en değerli olananı ,avlamak değilmiş gibi ...!!!Piknik,yeme ,içme,sohbet,laflamak,lakırdamak ,havasını yaşamakmış gibi bir algı vede anlayışla " balık bahane dostluk şahane" lafının çok yanlış olduğunu düşünüyorum..."Balıkta şahanedir, dostlukda şahanedir" Yeterki bunu ayırt edebilecek bir anlayışta vede ayıklıkta olalım.... NERDE NE YAPMAMIZ GEREKTİĞİNİ ,NASIL DÜŞÜNMEMİZ GEREKTİĞİNİ BİLELİM...Ben böyle düşünüyorum..Bu konuda Siz ne? ve nasıl? düşünüyorsunuz dostlar... Selamlar... |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Madem üşenmeyip güzelce uzun uzun yazmışsınız Hüseyin abim ; ((((Kendimce ))) cevaplıyorum bu soruyu
Abi şimdi biz Olta ile Balık Avına önem vermiş , değer vermiş kişiler olarak avlaklarımıza giderken hep hayalimizde bir amaç vardır , bir mutluluk vardır , yani o balığa gitmenin verdiği bir sevinçtir bu ,,,yataklarımızda gece düşünürüz acaba yarin neler olacak bizi ne süprizler bekliyecek bir sürü şey yani , mesela kendi şahsıma benim balığa çıkacağım gece içim içime sığmaz yani yarin neler olacak balık çıkacakmı ne maceralar geçireceğiz gibisinden.. Benim önceden açtığım konuların hemen hemen 3 4 tanesinde Balık Bahane Dostluk Şahane gibisinden mesajlar konu başlıkları vardı , Canım abim balık bahanedir şöyle bahanedir ; o oltayı elimize aldığımızda o yemi takıp suya taktığımızda onun verdiği zevk hiçbirşeye değişilmez bir duygu , oltaya vuran sularımızın balıkları ise bir bebek misali dahada çok sevinmemize heycanlanmamızı ,kahkaha atmamızı , gerektiğinde sinirlenip bağırıp çağırdığımızı hatta istenmeyen kelimeler söylememizi , bazen ^^Neyse yaa sağlık olsun kısmette yokmuş^^, Kaçan balık büyük olur saten,iyi vurmuştu ^^Hadii bee ! dibimize kadar gelmişti^^Yok artık böyle bir balığı ilk defa tuttum^^Yok Yok burada balık yok başka yere gidelim^^oooo adamlar ne yakaladı , helal vallahi ! Yani buna benzer birsürü şey Gerçekten balık bahanedir Hüseyin abim , eğer gidebileceğin bir arkadaşın gerçektende 1 tane bile yok ise o aldığın zevki paylaşabileceğin kimsecikler yok ise , etrafında seni seyreden senin büyük balığı kaçırışını seyreden gözler yok ise , keyif yapacağın dostların yok ise , gelen balığa beraber sevinip kaçan balığa beraber üzülüceğin dostların yok ise ; Balığa Gitmenin Bir Anlamı Varmıdır ki Hüseyin abi ??? Bu yazdıklarımı duygularımı konuşturarak yazdım , açtığın konuya sonuna kadar saygılıyım ve böyle bir konu için çok teşekkür ederim Hüseyin abi Gerçekte çok güler yüzlü bir abimsiniz ,her zaman öyle olmanız dileği ile Kızılcamam'a Kucak Dolusu Selamlar Konu Tolga ÇALIM tarafından (06.02.10 Saat 21:37 ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Cümlenin asıl yanlışlığı virgülden öncesi zaten, balık bahane denildiğinde gerisini yazmaya, söylemeye, devam ettirmeye ne gerek var.
Bağlı cümlenin bana göre tek öznesi balık ama laf olsun diye eklemeler yapılmış. Hayatta çok şey dostluk üzerine kurulu bu durumda bağlantıları yaparken önemli mevzuların hakkı yenmemeli. |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Hüseyin abi,
Bende senin gibi bu cümleyi hiç kullanmayanlardanım. Zaten cümleye dikkatlice bakarsak içinde sınırları olan bir cümle. Bunun benimsenmesi demek benim bir hedefim yok, olsada olur olmasada olur cinsinden bana göre. Hatta daha da kötüsü var farkında olmadan, dedimya sınırlanmış balıkçısın artık ne tutarsan alcan/alıkoyacan bunlar hep küçükler... Ama biz napıyoruz, bir hedefimiz var her zaman daha iyisine her zaman en iyi avına daha iyi avına. Nedir daha iyisisi: "HİÇ BİR ZAMAN OLMAYACAK" tır. Sen uğraşırsın, avlağa bakarsın dibi tararsın yemler hazırlanır etüt çalışması yaparsın kurulummlarını düşünür gerekli olan protein mikatarını ayarlarsın, olta atmadan 6 ay önce başlarsın çalışmaya, zamanı geldiğinde kucaklarsın güzelleri, bende sizlerden görür hiç sorgulamadan bu işe gönül verirrim. Neden biliyormusun ? Çünkü bundan ötesi yoktur. Dğeri napar yılda 1 kere bu boyda bir balık tutar sadece o kadar, biz ne yaparız, her avda saygımızı ve azmimizi ortaya koyar güzelleri görmeden gelmeyiz. Sonra ben de senin yaşadıklarını yaşarım ( Yaşadım, şükür ), bir gün tekrar görüşmek üzere der ve suda salınımını izlerim güzelin. Benim gözümden aradaki fark bu kadar büyük ve bu kadar değişik yönleri var. Daha bilinçli daha saygılı bir ortam için maksada, şahaneyi bırakıp suya odaklanmak hem kişi bazında hem topluluk bazında hem dernek bazında hem federasyon bazında hemde ülke bazında başarıyı en önemlisi DOĞRU BİLİNCE yöneltecektir. Sadece ingilizlere, fransızlara, Almanlara, İtalyanlara, Belçikalılara vs.... bakın diyorum. Aradaki fark aşıkar değilmi. Ne dir farklı olan, verilen önemden ve bilinçten başka bir şey değil. Yoksa bizdeki balıklar çok çok daha büyük. Sevgi & Saygı hüseyin abi. NOT: Dostluklar başarı olan bir ortamda paylaşıldıkça daha bakiii olacaktır. Yoksa hep aynı senaryo ile nereye kadar. Konu Ke®eM tarafından (06.02.10 Saat 22:11 ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Sevgilii adaşım açtığın konu bana göre söyle gelişerek balık bahane olmuştur.Balık avı bilindiği üzere aşırı sessizlik ve sakinlik isteyen bir sabır bilgi ve nasip işidir.bu çerçevede muhabbetin anlamı yoktur çünki muhabbet sessizliği bozar.Avı negatif yönde etkiler.Eğer bukadar çaba sonunda saatler sonra av başarıya ulaşmamışsa yani nasipten çıkmışsa.av ikinci plana düşmüş ve önemini yitirmiş olur.işte bu saatten sonra muhabbet baş göstermeye başlar.muhabbeti dostlar yapar. Dostların muhabbeti baldan tatlıdır.bundan dolayı dostluk şahane işte burada başlar .konuyu toplamak gerekirse.Balık tutamamanın mazeretini dostluğun şahaneliğiyle örtmüş oluruz.Dostluğun şahaneliği sadece balıkta olmaz
heryerde geçerlidir.bu vecizeyi gene balıkçıların keskin zekaları üretmiştir.sevgiler ve selamlar |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Balığın bahane olarak söylenmesi ondan vazgeçilmesi anlamında değil bence,en azından benim açımdan.Ama burada bulunan pek çok kimse balık yakalamaya gitme örtüsü altında doğaya bırakıyor kendisini,su kenarında balık yakalamayı bilmeden yeni gelmiş kimselere birşeyler öğretme çabası içinde hangimiz sadece oltayı suyla buluşturduktan sonra saatlerce diğeriyle uğraşmamıştır.Evet ben de balık ile olan mücadele kısmını seviyorum aslen,onu kandırabilmek (hem de kendi doğasında)daha sonra da suyun kenarına alabilmek.Ama orada dostlar ile balık yakalamadan saatler geçirmek de ayrı bir güzellik değil mi?piknik yapmaya gidelim deseniz burun kıvıracak insanlar balığa gidelim denildiğinde gelip sadece sohbet edip belki tek oltasını suyla buluşturduktan sonra dönmemiş midir suyun kenarından.Veya saatlerce yol kat edip suyla ve dostlarla buluşmamış mıdır?Bence mücadele isteğini baskılamaktır balığın bahanesi,balığa gidiyorum ama olmazsa arkadaşlarım var(yoldaşlarım)onlarla bir olmak balık yakalayamamanın verdiği hüzne galip gelir demektir....
Sürçü lisan ettik ise affola.... |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
hüseyin abi balığa niçin gidiyorsun .? sadece balık tutmak içinmi...? pekii tutamazsan ne olacak bu heyecan bitecekmi.. gezdin gördün sohpet ettin yedin içtin vb... günün sevdiğin bir yerde geçti.. yanii bu balık tutulmazssa bu heyecan bitmeyecek.. bidakine kısmet diyecez. o zamanda balığın bahanesi dostluğun şahanesi gelecek sıraya.. şimdi yaptığımız gibi biri anlatacak (balığın bahanesiyle) biri dinleyecek.. (dostluğun şahanesiyle)... değilmi.....( boşver bu kadar takıntı yapma kendine). bence ikiside şahaneee....:=))))))
|
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Canım abim balık bahanedir şöyle bahanedir ; o oltayı elimize aldığımızda o yemi takıp suya taktığımızda onun verdiği zevk hiçbirşeye değişilmez bir duygu , oltaya vuran sularımızın balıkları ise bir bebek misali dahada çok sevinmemize heycanlanmamızı ,kahkaha atmamızı , gerektiğinde sinirlenip bağırıp çağırdığımızı hatta istenmeyen kelimeler söylememizi , bazen ^^Neyse yaa sağlık olsun kısmette yokmuş^^, Kaçan balık büyük olur saten,iyi vurmuştu ^^Hadii bee ! dibimize kadar gelmişti^^Yok artık böyle bir balığı ilk defa tuttum^^Yok Yok burada balık yok başka yere gidelim^^oooo adamlar ne yakaladı , helal vallahi !
Yani buna benzer birsürü şey Sevgili tolga,bende işte aynı şeyi söylüyorum...Seni o deniz kenarına çekip,sana o duyguları yaşatan ne? kim? Ahmetin ,mehmetin orda oluşumu ,yoksa ,avlanma,başarabilme,mücadele, tarifsiz zevk alma,değişik manalar hisssetmekmi?avcılık duygusumu? Ve sana ,bana ,avcı ruhlu tüm insanlara bunları yaşamasına vesile ,sebeb ne? İşte o suyun içindeki canlı gizem...Kıyıdaki,karadaki değil... ...Falan ,filan yanında olmasa sen tek başına olsan o duyguları yaşıyamazmısın? Öyleyse öyle bir ortamda bence "balık bahane " denmesi pek doğru olmaz gibime geliyo... Sakın tekrardan yanlış anlaşılmaya " dostluk şahane " sözü bir desturdur ben onu kesinlikle tartışmıyorum,sadece " balık bahane " sözünün gerçek balık avcılarının yanında pek bir değeri olmadığını düşünüyorum...Selamlar... |
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
hüseyin abi benim en iyi avıma kızmadın değilmi..
))
|
|
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Alıntı:
|
||
|
|
|