Anasayfaya Git!

Go Back   Balık Avı ve Amatör Balıkçılık Oltacılar.Com Bölge Grupları & Organizasyonlar Oluşturulan Gruplar

Uyarılar

HEM KENDİ SAĞLIĞIN HEM DE AİLE BİREYLERİNİN SAĞLIĞI İÇİN EVDE KAL, SAĞLIKLI KAL


Oluşturulan Gruplar Oluşturulmuş Gruplar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 21.06.13, 22:18   #1
HALUK32CARPTR
Üye
 
HALUK32CARPTR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06/6/2013
Üye Adı: A.HALUK KOÇYİĞİT
Memleket:MANİSA(AKHİSAR)/ISPARTA(YALVAÇ)
Yaş: 53
Kan Grubu: B Rh (+)
En İyi Avı: 14 kg pullu sazan
Mesajlar: 420
Referans:
HALUK32CARPTR is on a distinguished road
Isparta' lı Oltacı Arkadaşlar Tanışalım

Ben Isparta' nın Yalvaç ilçesindenim.
Yakalaşık 12 yıl (1999-2011) Şarkikaraağaç ilçesinde mesleğim (eczacı) gereği bulundum. Çok iyi arkadaşlık -dostluklarım oldu ve benim ikinci memleketim diyebilirim. Balık hobiside burada başladı... Şu an (2.5 aydır) Ankara dayım...
Burada bir inşaat şirketindeyim... Varsa hemşehrilerimle tanışmak istedim bir grup oluşturalım istedim (böyle bir gurup halihazırda var mı açıkçası araştıramadım)
Herkese selamlar...
Rastgele...

Facebook'ta Paylaş
HALUK32CARPTR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.06.13, 14:31   #2
HALUK32CARPTR
Üye
 
HALUK32CARPTR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06/6/2013
Üye Adı: A.HALUK KOÇYİĞİT
Memleket:MANİSA(AKHİSAR)/ISPARTA(YALVAÇ)
Yaş: 53
Kan Grubu: B Rh (+)
En İyi Avı: 14 kg pullu sazan
Mesajlar: 420
Referans:
HALUK32CARPTR is on a distinguished road
ISPARTA VE CİVARI BARAJ-GÖLETLER DSİ ALINTI

ÖZÜR AKTARMAYI BECEREMEDİM EN KISA ZAMANDA...


Konu HALUK32CARPTR tarafından (22.06.13 Saat 14:54 ) değiştirilmiştir.
HALUK32CARPTR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.06.13, 21:15   #3
HALUK32CARPTR
Üye
 
HALUK32CARPTR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06/6/2013
Üye Adı: A.HALUK KOÇYİĞİT
Memleket:MANİSA(AKHİSAR)/ISPARTA(YALVAÇ)
Yaş: 53
Kan Grubu: B Rh (+)
En İyi Avı: 14 kg pullu sazan
Mesajlar: 420
Referans:
HALUK32CARPTR is on a distinguished road
Eğirdir Gölü

Eğirdir Gölü Hakkında Bilgi
Göller bölgesinde, Isparta ili sınırları, Eğirdir ilçesi içinde yer alır.
Beyşehir Gölü’nden sonda Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su gölüdür. Su rengi turkuvazdır. Jeolojik olarak tektonik bir göldür. Ancak, göl çanağının biçimlenmesinde karstik olaylar da etkili olmuştur.
Kuzey-güney doğrultusunda uzanan Göl’ün Keltepe burnu ile Belbel Çiftliği arasında kalan orta kısmı çok dardır. Göl’ün kuzeyde kalan bölümü Hoyran, Gölü güneyde kalan bölümü ise Eğirdir Gölü olarak isimlendirilmektedir.
Göl derinliği yıllara ve mevsimlere göre değişmekle birlikte, ortalama derinlik 7 ile 12 metredir. En derin yeri Barla kasabası önlerinde 15 m.’yi bulmaktadır.
1938-1991 rasat periyodunda; en düşük su seviyesi Aralık 1975’te 915.33 metre olarak tespit edilmiştir. Bu seviyedeki göl alanı 45.300 hektar ve su hacmi ise 2.74 milyar m3 hesaplanmıştır. En yüksek su seviyesi Mayıs 1969’da tespit edilmiş, buna göre su kotu 919.11 metre, göl alanı 48.150 hektar ve su hacmi ise 4.44 milyar m3 olarak gerçekleşmiştir.
Gölün beslenimi; göl alanına düşen yağıştan, drenaj alanı yüzeysel akışından v yer altı suyu akışından (kaynaklar dahil) olmaktadır. Boşalımı ise; güney ucundaki gölayağı, buharlaşma, düdenler ve suni boşalım (sulama, enerji üretimi ve içme-kullanma suyu temini) yoluyla olmaktadır. Gölü besleyen en önemli akarsular Uluborlu yönünden gelen Popa çayı, Hoyran Ovasından inen Değirmen çayı ve Yalvaç’tan gelen Akçay’dır. Yazın geçtikleri yerlerde sulamada kullanıldığı için, bu çayların suları yaz mevsiminde göle ulaşmaz.
Ekolojik karakteri itibariyle Beyşehir Gölüne benzemektedir. Gölün derin kısımları orta gıdalı, sığ kısımları ise bol gıdalı özelliktedir.
Göl, su ürünleri yönünden zengin bir yapıya sahiptir. Ancak, 1960 yılından önce gölde 11 balık türü bulunmakta iken, göle uzun levrek (sudak) aşılanmış, yırtıcı bir tür olan uzun levrek göldeki diğer balık türlerini bitirmiştir. Sadece çok az sayıda sazan balığı Hoyran kesimindeki sığ bölgelerde varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Gölde çok zengin olan tatlısu istakozu da hastalık nedeniyle tamamen tükenmiştir.
Göl, doğudaki Gelendost kıyıları ile kuzeybatıdaki Gençali ve kuzeydeki Hoyran Ovasının kıyı düzlükleri dışında genellikle dik yamaçlarla inen dağlarla çevrilidir. Bu nedenle güneyde yer alan Eğridir Gölü’nün daha derin kıyılarının dik ve sazlık alanlarının az olması sebebiyle su kuşları için elverişsizdir. Daha sığ olan Hoyran Gölündeki geniş sazlık alanlar, su kuşları için kuluçka ve beslenme ortamı oluşturmakta, kuzeyden gelen kuşlar için önemli bir uğrak alanı olmaktadır. Küçük karabatak, alaca balıkçıl, küçük balıkçıl, bıyıklı sumru, Hoyran Gölünde kuluçkaya yatan önemli türlerdir. Gölün sonbahar ve kış aylarındaki ortalama kuş populasyonu 30.000 civarındadır.
Eğirdir Gölü ISPARTA
Göller Bölgesi. Akdeniz Bölgesi’nin başlıca gölleri batıdaki Göller Bölgesi’nde toplanır. Göller Bölgesi’nin ortasında yer alan Isparta ili; nefis gül bahçeleri, gül yağı ve dünyaca ün yapmış halıları ile tanınır. Ülkenin en güzel göllerinden Eğirdir Gölü’nün kuzeyinde antik kent Pisidian Antiocheia yer alır. Apollo Mabedi, Hamam, Aziz Paul Bazilikası, tiyatro ve su kemerleri antik kentte bulunan önemli eserlerdir. Kentin güneybatısında yer alan Gölcük krater gölüne ise gül bahçeleri arasından geçilerek gidilir.
Masmavi göllerin ili olan Burdur’un çevresinde 14 göl bulunmaktadır. Kentte yoğun olarak ziyaret edilen yerler arasında, 597 m. uzunluğu ve içerisindeki dokuz adet gölüyle İnsuyu Mağarası, çevresini ince kumlu plajların süslediği ve doğal güzellikleri ile tanınan Salda Gölü, Cibyra (Gölhisar) ve Sagalassos (Ağlasun) antik kentleri ile Kuruçay ve Hacılar Höyükleri bulunur.
.

HALUK32CARPTR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.06.13, 21:18   #4
HALUK32CARPTR
Üye
 
HALUK32CARPTR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06/6/2013
Üye Adı: A.HALUK KOÇYİĞİT
Memleket:MANİSA(AKHİSAR)/ISPARTA(YALVAÇ)
Yaş: 53
Kan Grubu: B Rh (+)
En İyi Avı: 14 kg pullu sazan
Mesajlar: 420
Referans:
HALUK32CARPTR is on a distinguished road
[/IMG]

HALUK32CARPTR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.06.13, 21:48   #5
HALUK32CARPTR
Üye
 
HALUK32CARPTR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06/6/2013
Üye Adı: A.HALUK KOÇYİĞİT
Memleket:MANİSA(AKHİSAR)/ISPARTA(YALVAÇ)
Yaş: 53
Kan Grubu: B Rh (+)
En İyi Avı: 14 kg pullu sazan
Mesajlar: 420
Referans:
HALUK32CARPTR is on a distinguished road
Eğirdir Gölü balık durumu (alıntıdır)

Eğirdir Gölü’nde balıkçılık
Eğirdir Gölü, 487 kilometrekarelik alanı ve 4005 hektometreküp hacmi ile Türkiye’nin en büyük dördüncü gölü ve ikinci büyük tatlı su gölüdür. Biyolojik çeşitliliği ile de en önemli sulak alanların başında gelen Eğirdir Gölü’nde balıkçılık, çevresinde yaşayanlar için önemli bir geçim kaynağıdır. Geçmiş dönemlerde yapılmış olan balık aşılamaları nedeniyle göl ekosisteminin bozulması, aşırı av baskısı ve özellikle tarımsal ve evsel atık sularının göle ulaşması sonucu meydana gelen kirlilik Eğirdir Gölü’nde balıkçılığın sekteye uğramasındaki en önemli etkenlerdir.

1985 yılında Eğirdir Gölü’nde 85 ton sazan avcılığı yapılırken, 2007 yılında avlanan sazan miktarı 0,2 tona kadar düşmüştür. Aynı şeklide, 1985 yılında 300 ton sudak avcılığı yapılırken, 2005 yılından bu yana kayda değer miktarlarda sudak balığı avcılığı yapılamamıştır. Ülkemizde fazla tüketilmeyen ancak 1960’lı yıllarda Avrupa ülkelerine ihraç edilmeye başlanan kerevit de (tatlı su istakozu) Eğirdir Gölü’nde avlanan ve ekonomik açıdan çok önemli bir türlerden biridir. 1980’li yıllarda yıllık 2000 ton civarında kerevit avlanırken, 1985 yılında Eğirdir Gölü’ne sıçrayan kerevit vebasıyla mücadele için 1986-1999 yılları arasında kerevit avcılığı yasaklanmıştır. 1999 yılından günümüze kadar geçen süre zarfında ise kerevit üretiminde aşırı av baskısı nedeniyle istikrar bir türlü sağlanamamış ve 2001 yılında 797 tona yükselen üretim miktarı, 2007 yılında 11 tona kadar düşmüştür.

Aşırı av baskısı sonucu meydana gelen stoklardaki düşüş dikkate alınarak Eğirdir Gölü Yönetim Planı kapsamında göl; sazan, sudak ve kerevit avcılığına 2008 yılından itibaren dört yıl süre ile kapatılmıştır. Bunun yanında, 2008 - 2009 döneminde göle, yine Eğirdir Gölü Yönetim Planı kapsamında 2.000.000 adet sazan balığı yavrusu bırakılmıştır.

Balık aşılamaları ve Eğirdir Gölü
Eskiden aralarında çapak ve çirozun da bulunduğu on farklı tür balık yetiştirilen Eğirdir Gölü için 50’li yıllar ile yeni bir süreç başlamıştır. 1955 yılında Eğirdir Gölü’nde 10 tür balık bulunmaktaydı. Bu türlerden pek çoğunun hem ekonomik değeri yoktu, hem de gölün verimsizliği nedeniyle çok geç büyümekteydiler. Göldeki balık faunasının daha verimli hale getirilmesi amacıyla, göle Avusturya'dan ithal edilen ve tipik bir yırtıcı balık türü olan 10-15 cm boyunda 10.000 adet genç sudak balığı aşılandı. Avcı olan bu balık türü 80’li yılların sonuna kadar gölde hızla çoğaldı, sazan ve eğrez dışındaki türleri yok ederek göl balıkçılığının sazan ve sudak üzerine kurulmasına neden oldu.
1990’lı yılların başında göle gümüşi havuz balığı aşılandı. 10 yıl içinde hızlı bir şekilde artış gösteren bu tür, gölde en baskın tür haline gelirken 1990’lı yılların ikinci yarısında göle yine bir balıklandırma yapılmış ve bu sefer kadife balığı aşılandı. Sudak ve gümüşi havuz balığının aksine bu tür gölde yeterli bir popülasyon oluşturamadı.
Sonuçta, göldeki balık çeşitliliğinde 1930’lu yıllardan bu yana meydane gelen değişime baktığımızda gölün doğal türü olmayan beş türün (sudak, gümüşi havuz balığı, kadife balığı, tatlısu kolyozu ve gümüş balığı) göle çeşitli sebeplerle girdiği ve gölün balık faunası ve popülasyon dengelerinin bozulduğu, 1950’li yıllarda bildirilen iki türün ise (Eğirdir yağ balığı ve cüce siraz) neslinin tamamen yok olduğu görülmektedir. Özetle Eğirdir Gölü ne yazık ki ülkemizdeki bilinçsiz balıklandırmaların oluşturduğu olumsuz etkileri sergileyen en önemli örneklerden biri haline gelmiştir.

İş işten geçmeden Eğirdir Gölü’ne destek
Ötrofikasyon, özellikle göllerde besin zenginleşmesi ve bu besin zenginleşmesi sonucunda yosun artışı, buna bağlı olarak balık avlama sahalarının ve su kalitesinin bozulması olarak tanımlanmaktadır. Derinliği fazla olmayan ötrof göller zamanla önce gölcüğe ve daha sonrasında da bataklığa dönüşür. Eğirdir Gölü’nde 2006 yılında yaz ve sonbahar döneminde göl yüzeyinde mavi-yeşil jel benzeri bir oluşum gözlenmiştir. Tarımsal ve evsel atıkların göle ulaşması, bunun sonucunda artan azot ve fosfor oranı ile kirliliğin artması, göldeki su ürünleri avcılığını etkileyen diğer önemli bir sorundur. Özellikle tarımsal ve evsel atıkların göle ulaşması engellenmezse, bu durum Eğirdir Gölü’nün yavaş yavaş bataklığa, bataklığın ardından çayırlığa dönüşmesine yol açacaktır.
Siemens ve WWF-Türkiye’nin, “Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat” projesi kapsamında gerçekleştirdiği çalışmalar, Eğirdir Gölü’nün gelecekte de var olabilmesini sağlayacak. Projeyle Eğirdir Gölü’nde pilot uygulamalarla sürdürülebilir kaynak kullanımını yaygınlaştırmak amaçlanırken, hazırlanan raporlarla gölün sorunlarıyla ilgili mevcut durum ortaya koyuluyor ve çözüm önerileri getiriliyor, verilen eğitimlerle gölün korunması için farkındalık yaratılıyor.

WWF-Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak; “Göldeki su ürünleri içinde en yüksek ekonomik değere sahip olan kerevit, sudak ve sazan neredeyse tamamen tükenmiştir. Bu türlerin stoklarındaki çarpıcı düşüşün ana nedeni aşırı ve bilinçsiz avcılıktır. Raporda; sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması için bu türlerin av yasağının devam etmesi, gölde tamamen avcılığa kapalı bölgelerin tespit edilip balıkların üremesi ve büyümesi için fırsat yaratılması, avlanabilir stokların belirlenerek kota sistemine geçilmesi, balık stoklarının izlenmesi, kaçak avlanmanın önüne geçilmesi, kaçak avlanan balıkların satış yerlerinin denetlenmesi, göle yabancı balık türlerinin sokulmaması, gölden daha az su çekilmesi, tarımsal ilaçlamada kullanılan aletlerin göl suyu ile temas ettirilmemesi, zirai ilaç ambalajlarının göle etki etmeyecek şekilde imha edilmesi ve böylelikle göldeki su ürünlerinin varlığını da etkileyen tarımsal kirliliğin azaltılması gibi önerilerde bulunduk. Ayrıca Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat Projesi’nde yer alan gerek balıkçı eğitimleri, gerek doğal sulak alan arıtımı, gerek tarımsal kaynaklı kirliliğin önlenmesine yönelik pilot uygulamalarla hem gölün biyolojik zenginliği korunacak, hem kirlilik azalacak, hem de önemli bir geçim kaynağının devamlılığı sağlanacak.” dedi.

HALUK32CARPTR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.06.13, 03:37   #6
aystar
Üye
 
aystar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05/9/2012
Üye Adı: Ali Yalçın
Memleket:Isparta
Yaş: 56
Kan Grubu: 0 Rh (+)
En İyi Avı: Bekliyorum
Mesajlar: 13
Referans:
aystar is on a distinguished road
Thumbs up Ispartalı

Merhabalar. Bende bu tutku geçen yıl başladı. Gölcüğe 2-3 kez gıttim ancak henüz avım yok. 2 tane sazana kullandığım 4 ve 3 m.'lik ve bir tane de 2,10 m.'lik at çek oltam var. Bu yıl av yapmayı ümit ediyorum. Bir kamu kurumundan emekliyim. Diğer tutkularım arasında, İslam dini ve yüce Kitabı ayrıca astrofizik bulunuyor.

aystar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.06.13, 10:27   #7
HALUK32CARPTR
Üye
 
HALUK32CARPTR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06/6/2013
Üye Adı: A.HALUK KOÇYİĞİT
Memleket:MANİSA(AKHİSAR)/ISPARTA(YALVAÇ)
Yaş: 53
Kan Grubu: B Rh (+)
En İyi Avı: 14 kg pullu sazan
Mesajlar: 420
Referans:
HALUK32CARPTR is on a distinguished road
Alıntı:
aystar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Merhabalar. Bende bu tutku geçen yıl başladı. Gölcüğe 2-3 kez gıttim ancak henüz avım yok. 2 tane sazana kullandığım 4 ve 3 m.'lik ve bir tane de 2,10 m.'lik at çek oltam var. Bu yıl av yapmayı ümit ediyorum. Bir kamu kurumundan emekliyim. Diğer tutkularım arasında, İslam dini ve yüce Kitabı ayrıca astrofizik bulunuyor.
Ali Ağabey memnun oldum ..önemli olan doğada güzel vakitler geçirmek ,balık avı tecrübe gerektirir ama aynı zamanda sabır ve nasip işidir..Gölcük te gümüşle beklemeli av yaparak levrek yakalandığını söylemişti arkadaşlar denemeni tavsiye ederim...sazan da var bildiğim kadarı ile...yardımcı olabileceğim bir şey olursa özel mesajdan da sorabilirsiniz ..selamlar,saygılar...rastgele..

HALUK32CARPTR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26.06.13, 00:36   #8
HALUK32CARPTR
Üye
 
HALUK32CARPTR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06/6/2013
Üye Adı: A.HALUK KOÇYİĞİT
Memleket:MANİSA(AKHİSAR)/ISPARTA(YALVAÇ)
Yaş: 53
Kan Grubu: B Rh (+)
En İyi Avı: 14 kg pullu sazan
Mesajlar: 420
Referans:
HALUK32CARPTR is on a distinguished road
sanırım pek balıkçı hemşehrimiz yok forumda..ben memlekete uçuyorum varsa bir isteğiniz bir hafta kadar orada yım sanırım bu sürenin çoğu balıkta geçer...selam ve saygılar..rastgele..

HALUK32CARPTR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02.08.13, 23:27   #9
HALUK32CARPTR
Üye
 
HALUK32CARPTR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06/6/2013
Üye Adı: A.HALUK KOÇYİĞİT
Memleket:MANİSA(AKHİSAR)/ISPARTA(YALVAÇ)
Yaş: 53
Kan Grubu: B Rh (+)
En İyi Avı: 14 kg pullu sazan
Mesajlar: 420
Referans:
HALUK32CARPTR is on a distinguished road
Alo forumda hiç Isparta lı oltacı arkadaşımız yokmu??ben bile açtığım konuyu unuttum ,nedir bu sessizlik??selamlar,saygılar..rastgele..

HALUK32CARPTR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02.08.13, 23:49   #10
HALUK32CARPTR
Üye
 
HALUK32CARPTR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06/6/2013
Üye Adı: A.HALUK KOÇYİĞİT
Memleket:MANİSA(AKHİSAR)/ISPARTA(YALVAÇ)
Yaş: 53
Kan Grubu: B Rh (+)
En İyi Avı: 14 kg pullu sazan
Mesajlar: 420
Referans:
HALUK32CARPTR is on a distinguished road
Beyşehir Gölü ve Havzası Ekosistemi Değerlendirildi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından yürütülen Beyşehir Gölü Havzası Ekosistem ve Su Kaynakları Sürdürülebilir Kullanımı Araştırma Projesi’nin sonuçları açıklandı.

Beyşehir Anamas Konukevi’nde düzenlenen toplantıya Toplantıya, Beyşehir Belediye Başkanı İzzet Taşcı, Orman ve Su İşleri 8.Bölge Müdürü Ahmet Duran, Selçuk Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Murat Sezgin, Selçuk Üniversitesi Beyşehir MYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Aziz Öztürk, Beyşehir Orman İşletme Müdür Yardımcısı Kamil Tolgay Dursun, öğretim görevlileri ve kurum temsilcileri katıldı.

Toplantıda konuşan World Wildlife Fund (Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı – WWF) Türkiye Doğa Koruma Müdürü Buket Bahar Dıvrak, ODTÜ’den biyoloji, sosyoloji, hidroloji, inşaat mühendisliği ile şehir ve bölge planlama bölümlerinden öğretim görevlilerinin birlikte eşgüdüm içerisinde yürüttüğü 2 yıldır devam eden proje kapsamında çeşitli arazi çalışmaları ve modelleme analiz yöntemleriyle Beyşehir Gölü ile ilgili kapsamlı bir analiz çalışması gerçekleştirildiğini söyledi. Dıvrak, “Biz de WWF Türkiye olarak 2003 yılından bu yana Konya Kapalı Havzası’nda suyun akılcı kullanımı, tarım sektöründe suyun verimli kullanılması, havzadaki önemli sulak alanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda çeşitli projeler üretiyoruz” dedi.

2003 yılından bu yana da Konya havzasında, ülkenin başka önemli sahalarında, biyolojik çeşitliliğin korunması, doğal kaynakların etkin kullanımı ve yönetimi konusunda ilgili tüm taraflarla işbirliği içerisinde çeşitli çalışmalar yürüttüklerini aktaran Dıvrak, “Bu anlamda Beyşehir gölü de bizim için çok önemli bir alan, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü ve Konya havzasının bir anlamda sürahisi, su kaynağı, ovadaki sulama faaliyetlerinin en birincil kaynağını teşkil ediyor. Bunun dışında içme suyu, balıkçılık ve bu yörede yaşayan insanlar için farklı farklı anlamlar ifade ediyor. Projenin WWF olarak tam içinde olmasak bile, projeye destek ve karşılıklı görüş alışverişi çerçevesinde sonuç çıktılarını almak üzere burada toplandık” diye konuştu.

ODTÜ Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Meryem Beklioğlu Yerli de, üniversitenin desteklediği ve önem verdiği söz konusu projede, proje ekibi olarak 2 yıldır yoğun olarak arazide olduklarını belirterek, “Beyşehir gölünü 6 yıl önce gördüğümde, biraz geç de olsa, keşke daha önce görseydim, kalbim Beyşehir’de kaldı. Dünyanın çok çeşitli ülkelerinde ve ülkemizde çok fazla göl gördüm ama Beyşehir Gölü insanı ayrı bir etkileyici. Özellikle Taş Köprü’den Anamaslar’a bakıldığında insanı büyüleyen bir manzarayla karşı karşıya kalıyoruz. O günden itibaren de Beyşehir gölünde ‘mutlaka araştırma yapmalıyım’ hevesi içindeydim. Bu istek ve çaba bir şekilde ekip arkadaşlarımızla birlikte bir projeye dönüştü ve kapsamlı bir proje yürüttük. Bir kısmı ODTÜ ve DPT tarafından desteklendi, diğer bir kısmı ise AB 7. Çerçeveden desteklendi. Sizlerle bu çıktıları paylaşıyor olmaktan çok mutlu oluyorum. Bu bir son değil ve daha havza planlamasında, ekosistem işleme ve değerlerinde, büyük çeşitliliği koruyacak adımları attıracak bilgi üretimini, üretilen bilgiyi uygulamaya aktaracak yeni beraberlikleri birlikte yürüteceğimizi düşünüyorum” şeklinde konuştu.

WWF-Türkiye Su Kaynakları Programı Yöneticisi Ayça Aksoy da, konuşmasında Konya Havzası’nda 2003 yılından bu yana yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Konya Kapalı Havzası’nın dünyadaki 200 ekolojik bölgeden bir tanesi olduğunu vurgulayan Aksoy, “Bu kapsamda Türkiye sınırları içerisinde tamamı bulunan bölgelerden bir tanesi. 15 adet önemli kuş alanı ve 6 adet önemli bitki alanı var” dedi. Aksoy, şöyle devam etti:

“Bizim burada oluş sebebimiz ise Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden Beyşehir gölünün de burada bulunması. Aynı zamanda da doğal kaynakların kullanımı açısından belli başlı öncelikleri olan konular var. Konya kapalı havzası bizim için, tarımsal üretim açısından, su kaynakları mevcut potansiyeli açısından yine öncelikli alanlardan bir tanesi. Konya kapalı havzasının değerlerini bir yana koyduğumuz zaman aslında belli başlı sorunları da var. Bu sorunlardan en önemlisi tarımsal su kullanımı ve yoğun su kaynakları kullanımına bağlı olarak yoğun bir şekilde sulak alan kaybı geliyor” şeklinde aktardı.

Toplantının diğer bölümlerinde ise konunun uzmanı olan katılımcı akademisyenler tarafından Beyşehir Gölü Havzası Ekosistem ve Su Kaynaklarının Sürdürülebilir Kullanımının Araştırılması Projeleri, su bütçesi ve havza bazında su kullanımı, kimyasal ve biyolojik izleme, arazi örtüsü, kullanımı, geçmişten günümüze mekansal planlama, sosyo-ekonomik analiz çalışması sonuçları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.(ALINTIDIR)

HALUK32CARPTR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 


Sponsorlar
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.