Tekil Mesaj gösterimi
Alt 12.06.10, 00:12   #19
Talip Girgin
Üye
 
Talip Girgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04/2/2010
Üye Adı: Talip Girgin
Memleket:İstanbul-K.Çekmece (İğneadalı)
Yaş: 64
Kan Grubu: A Rh (+)
En İyi Avı:
Mesajlar: 103
Referans:
Talip Girgin is on a distinguished road
Alıntı:
Tarık ERSAL Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Talip bey,

Gerçek bir nasihat niteliğinde olan makalenizi çok beğendim.
Ellerinize sağlık.
Özellikle sanal ortamın özellikleri nedeniyle hepimizin zaman zaman yaşadığı önemli bir yaramızı işaret ediyorsunuz.

Bu makaleyi okuyunca geçmişte ve gerekçeli olarak bazı arkadaşlarımla, yine sanal ortamda paylaştığım, ancak kaynağını bilmediğim bir yazı aklıma geldi.

Sizlerle de paylaşmak isterim.

Her kim kaleme aldı ve paylaşıma sundu ise onun da ellerine sağlık.


SARIMSAK TARLASI

Genç adamın biri,
Dermiş babasına her gün;
“Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi”
Baba, itiraz eder,
" Olmaz öyle çok dost, hakikisi
Belki bir, belki iki,
Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki..."

Devam eder durur konuşma...
Aralarında başlar bir tartışma, karar verirler bir sınava,
Dostun hakikisini anlamaya... Bir akşam bir koyun keserler,
Ve koyarlar çuvala.
Baba der ki oğluna, “Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna”.
Çuvaldan kanlar damlamakta, Sanki öldürmüşler de bir adamı,
Koymuşlar çuvala, Dıştan böyle sanılmakta. Delikanlı sırtlar çuvalı,
Gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı.
O dost, bakar ki bir çuval, hem de kanlı,
Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
Almaz içeri arkadaşını, Böylece tek tek dolaşır delikanlı,
Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
Evlat geriye döner. Ama içten yıkılır...
Babasına dönerek;
“Haklıymışsın baba “ der. Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
Baba “ hayir evlat ” der, benim bir dostum var bildiğim.
Hadi, çuvalı alda bir kere de git ona.
Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar. Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.
O dost, delikanlıyı alır hemen içeri. Geçerler arka bahçeye.
Bir çukur kazarlar birlikte. Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
Üzerine de bolca toprak serpiştirirler.
Belli olmasın diye dikerler bu torağa bolca sarımsak...
Genç adam gelir babasına;
“ Baba, işte dost buymuş “ diye konusunca,
Babası;
“ Daha erken, o belli olmaz daha. Sen yarin git O'na, çıkart bir kavga,
Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, iste o zaman anlaşılacak,
dostun hakikisi.
Sonra gel olanları anlat bana...”

Genç adam, aynen yapar babasının dediğini,
Maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
Babasının dostuna istemeden basar iki tokadı !

Der ki tokadı yiyen DOST;
“Git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını böyle iki tokada”

ŞU KISACIK HAYATIMIZDA SARIMSAK TARLASINI SATMAYACAK, DOSTLAR BULMAMIZ DiLEĞiYLE...

RASTGELSİN.
Beğendiğinize sevindim Tarık Bey anlaşılır olmak güzel şey.
Bu camianın sürekli içindeyiz ve aksayan yerleri tamir etmek için önce doğru tespitler yapmamız lazım. Herşey daha güzel birliktelikler için değil mi? "Sarımsak Tarlası" bildiğim bir hikâyedir ve iyi mesaj verir. Bence de yerinde kullanılmıştır. Yazıma katkınızdan dolayı teşekkür ederim. Sağ olun. Selam ve saygılar...

Talip Girgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır