|
|
|
|
|
|||||||
| Duyurular ve Haberler Forumumuzla ilgili duyuruları ve güncel haberleri burdan öğrenebilirsiniz. |
|
|
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Öpmeden salma denize...
Kaynak: ntvmsnbc.com
![]() Balıkçı Kenan, kalbini denizlere vermiş bir balıkçı. Bir mektubu var, yok olmaya başlayan sessiz kıyı balıkçılarının sesi olmuş. Mektubunu Greenpeace Akdeniz'e yollamış... İşte onun kaleminden; "Yavru balık yakalandığında 'öpmeden salma denize' derdi babalarımız. Öperek salardık denize, kırlangıç, kalkan, pisi ve onlarca balığın yavrusu, heyecanla bakardık arkalarından, huzurlu ve saygılı. Deniz işyerimizdi, balıklar ekmeğimiz. Zengin olamazdık belki ama aç da kalmazdık. Onlar beslenebiliyorsa, onlar üreyebiliyorsa, onların yavruları hayatta kalıp yaşamını devam ettirebiliyorsa, biz de varlığımızı devam ettirebiliyorduk. Kaderimiz kaderleri idi, kaderleri kaderimiz. Önce uskumruyu kaybettik, sonra kılıçları... Denizin kuru fasulyesi derdik istavrite, artık yok olmak üzere. Ağustos ayında başlardık lüfer tutmaya, gazlı lüks lambalarının ışığında, Ocak'ta, Şubat'ta kofanalarla dolardı livarlarımız. Orkinoslar koparırdı oltalarımızı, kızmazdık onlara. Saygı ve hayranlıkla seyrederdik kendilerini sudan fırlatışlarını. Büyüklerimiz zıpkın vurmazdı küçük kılıçlara. Palamut, kalkan, uskumru fakir balığıydı çocukluğumuzda. O kadar bol ve ucuzdular ki, sofralar şenlenirdi göç başladığında. Balık yok oldukça, balıkçı köylerimiz, kasabalarımız da yok olmaya başladı. Bizler yok olmaya başladık, sessiz çaresiz. Biz küçük kıyı balıkçıları olarak bundan sonra sessiz kalmayacağız. Balıklarımızı da kendimizi de kurtarmak, çocuklarımıza, balıklarla dolu denizleri ve mesleğimizi miras bırakmak istiyoruz. Yavru balıkları kurtarmak küçük kıyı balıkçısını kurtarmak demektir." |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Şimdi bizlerin de bir çok yerde gözlemlediğimiz bir durum. Ben ilerde böyle bir habere röportaj vermek istemiyorum. Ben ilerde " bize şöyle büyük balıklar çıkardı böyle lezzetli balıklar yerdik ama şimdi kaybolmak üzere diye anlatırlardı. balıkların çoğu tükenmek üzereydi. Ben ve benim gibi duyarlı arkadaşlarım sayesinde artık doğal türlerimiz koruma altında ve bölge insanında da bilinç arttı. Yakalanan balıklar üreme çağına girmemişse "büyü de gel, babanı çağır..." gibi gelenek haline gelmiş sözler söylenip salınıyor. Böylece sürdürülebilir avlanma gerçekleşmiş oluyor". Diye bir röportaj vermek isterim. Anlamlı bir haber. Teşekkürler paylaşım için.
Konu A.Engin ÇELEBİ tarafından (17.01.12 Saat 10:25 ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
duygulanarak okudum haberi. Çocukluğumdan beri sevdiğim için balık tutmayı benim için yabancıda değil bu durum, tuttuğumuz balığın boyu ne olursa olsun "siftahı benden bereketi Allahtan" deyip salardık. Türleri korumak için biran önce çalışmalara başlamak istiyorum
|
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
çok çok güzel söylemiş o balıkçı. avcılığın temeli ava saygıdır
|
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Kendi çevremizde yapmış olduğumuz olta balıkçılığının özüne inerek mantıklı düşünmemiz gerek.
Avlaklarda su kaynaklarının kuruması, kirletilmesi, yavrulama dönemi avcılığı, ağ, tırvırı vs gibi yanlış avlanma teknikleri, sularımızdaki balık stoklarımızı gün geçtikçe baltalıyor. Avlaklarımızda hiç genişlememsine karşılık her geçen gün olta balıkçılarının sayısı artıyor. Her balık tutmaya giden olta balıkçısı geleceğini düşünme sorumluluğunda avlanmak zorunda olmasını bilmelidir. Mesela bir örnek: Tırıvırı kullanan biri ben tırıvırımı dikkatli şekilde atıyorum hiç koparmıyorum diyebilir. Suda o maddeyi bırakmadığı için kendini haklı görebilir. Peki onun kullandığı aleti bir başkası görse o da kullanmak istemiyecekmidir. Bugün çevrenizde kime sorarsanız sorun mutlaka balık tutmaya gitmiştir. Sayının nekadar yüksek olduğunu tahmin edebilirsiniz. Bir sezon boyunca hiç tırıvırı koparmıyorum diyen adam mutlaka bir tane suda koparıyodur. Bin kişinin böyle en az bir tane kopardığını düşünün. Ne kadar olumsuz bir durum ortaya çıkıyor. ''o kullanıyor bende kullanırım'' demektense ''ben kullanırsam o da kullanır'' demek hiç akıllarına gelmez. Bizler olta balıkçısı olarak sadece balık konusunda değil tüm doğal dengenin korunması konusunda duyarlı olmak zorundayız. Çünkü en çok doğada olan bizleriz. Doğaya zarar verirsek doğada bizden elbet bir gün intikamını alacaktır. |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
İhtiyacını al küçüllerini ve gerisini sal. Bu felsefeye uyan tüm oltacılara sal ama öpme demek istiyorum. merak edenlere aşağıdaki linki veriyorum. Sevgili Bülent ellerine sağlık. paylaşımına teşekkür ederim.
http://www.oltacilar.com/opmeden-iade-edelim-t9847.html |
|
|
|
|