|
|
|
#1 |
|
Munzur Dağlarında Gülabioğulları - İbrahim Sevindik
MUNZUR DAĞLARINDA GÜLABİOĞULLARI
Biz Gülabioğulları olarak yüzlerce yıl var olmuşuz var olduğumuz sürece Munzur Dağları'na yaslanmış, kaçınca Munzur Dağları'na saklanmış, kızınca Munzur Dağları'na çıkmışız. Munzur Dağları'nı yoldaş edinmiş, sırdaş bilmişiz. Munzur Dağları daha bir dost görünmüş gözümüze, yüksekliğinden midir bilinmez ama Munzur Dağları'nı daha bir yüce bilmişiz. Munzur Dağı öyle haşin bir dağdır ki o heybetiyle ezelden beri isyancıların doğal kalesidir ve özündedir kendisine sığınan hiçbir isyancıya ihanet etmemiştir. Dolayısıyla Munzur Dağı dağların en delikanlısıdır. Belki Anadolu'nun, Munzur Dağları'nın dağlık coğrafyası, sert doğası ve temiz havasıdır bizi burda yurt edinmeye iten sebeplerden birisi yoksa niye daha doğuda durmamışız ya da batıya gitmemişiz. 1938-1947 yılları arasında Malkara'da dokuz sene sürgünde kaldığımızda daha fazla dayanamayıp tekrar doğduğumuz topraklara, Munzur Dağları'nın eteklerindeki Brastik Köyü'müze geri dönmüşüz. Munzur Dağları güven vermiş bize ve biz Munzur Dağları'nı çok sevmişiz. Güneşin kutsal, rüzgârın asi, yağmurun bereketli olduğu, ateşin suyla söndürülmediği, insanların zorla savaşlara, isyanlara ve sürgünlere mahkûm edildiği, kartalların sarp doruklarına yuva yaptığı, yaz sıcağında karları erimeyen geçit vermeyen, yol kesen, yeşil meşe ağaçların yetiştiği, taze ışkınların yeşerdiği, Munzur Çayı'nın aktığı, Fırat Nehri'nin geçtiği, yamaçlarında dağ keçilerin otladığı, Gülabi Ağa'nın Dersim'den çadır ile gelip Kemah'ta Brastik Köyü'nü kurduğu ve burayı torunlarına ebedi yurt olarak bıraktığı, Halil Ağa'nın değirmencilik yaptığı, Aziz Ağa'nın kıratını şahlandırıp etrafa hükmederek yiğitliğiyle destan yazdığı, yüksek yaylalarında çadır kurup taze süt içtiğimiz, buz gibi ayranlı çorbası ile karnımızı doyurduğumuz duman duman, pare pare Munzur Dağları için ağıtlar söylemiş, hüzünler beslemiş ve türküler yakmışız. Munzur Dağları Brastik'li Baba Halil için oğlu Aziz, oğlu Aziz için Baba Halil gibi, Anne Hazal için kızı Hatice, kızı Hatice için Anne Hazal gibi görünmüş bu Gülabioğulları'nın gözüne ve gözümüz hep o başı dumanlı Munzur Dağları'nda dolanmış. Gözümüzün yükseklerde olmasından değil elbette gurbetten ya da sıladan bir haber beklerken burkulan yüreğimiz belki sükûn bulur diye bakmışız başı dumanlı Munzur Dağları'na. Munzur Dağları'nın eteklerindeki Brastik Köyü'nde o çiçeklerin tertemiz kokusunda kartalların havalanıp Gülabi'nin asaletindeki, Aziz'in cesaretindeki misafirperver insanların güneşin altında toplanıp güne tandır ekmeği, tulum peyniri ve filiz çayı ile merhaba dediği sabah başlamıştır. Munzur Vadisi'ne gidip o temiz havada buz gibi bir kaynaktan gürül gürül akan Munzur Çayı'nda su içmenin, tereyağında alabalık yemenin ve isli demlikte çay içmenin keyfini ancak biz biliriz. Biz Brastik'li Gülabioğulları olarak, Anadolu'nun özgürlüğüne düşkün yiğit evlatları olarak Munzur Dağları'na ne kadar da benziyoruz değil mi. Bizi bilenler biliyor, bilmeyenler her zaman bildi "Munzur Dağları ses verdiği zaman". İbrahim SEVİNDİK Herkese Sevgiler Konu Bülent YILMAZ tarafından (03.05.12 Saat 11:56 ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
İbrahim dost ne güzel anlatmışsın memleketişmizin güzel dagını ve köyünü şiir gibi sagol sanki oralara gittik..
|
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
|
|
|
|
#4 |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Kemahlı Yazmıştı :
Munzur Vadisi'ne gidip o temiz havada, buz gibi bir kaynaktan gürül gürül akan Munzur Çayı'nda su içmenin, tereyağında alabalık yemenin ve isli demlikte çay içmenin keyfini ancak biz biliriz. Sanırım sadece siz bilecekseniz zira ben henüz olta sallamadan tüm vadi HES ler ile kapatılacak. Burdaki kulp biraz başka, meşhur güvenlik sorunundan yola çıkıldı. Tam gaz devam... |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Kardeş merak etme Munzur Vadisine yapılması planlanan baraj halkın verdiği büyük bir mücadele sonunda durduruldu. Artık baraj yapılmayacak.Sende gider o güzel vadiyi görürsün inşallah. Sevgilerimle
|
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Teşekkürler ... umarım görürüm ...
Bir kaç haber paylaşacağım zira pes etmediler ÇED'ine uydururlarsa ki muhtemelen bunu deneyecekler; uygun bir ÇED raporu sonrasında planlanan 20 nin üzerinde baraj için yeniden faaliyete geçeceklerdir. KAYNAK : http://bianet.org/bianet/bianet/1256...-gecit-vermedi Danıştay Munzu Milli Parkı içinde yapılması planlanan iki hidroelektrik santraliyle (HES) ilgili iznin yürütmesini durdurdu. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) elektrik üretecek baraj ve santraller için lisans verirken çevre mevzuatını da gözetmesi gerektiğini vurgulayan Danıştay 13. Dairesi, bu konuda mücadele yürüten isimlerden avukat Barış Yıldırım'ın açtığı davada durdurma talebini kabul etti. EPDK, Kocaktepe Elektrik Üretim AŞ'ye iki HES'in 49 yıllık lisansını 28 Ocak 2010 tarihinde vermişti. Danıştay kararında Anayasanın "herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı"nı güvence altına aldığını hatırlattı Çevreye bakmak zorunda Karara göre, * Elektrik Piyasası Kanunu, tüketicilere elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli olmanın yanı sıra çevreyle uyumlu bir şekilde sunulması gerektiğini söylüyor. * Dolayısıyka EPDK'nin lisans başvurularını Çevre Kanunu ve Milli Parklar Kanunu'na göre de değerlendirmesi gerekiyor. * Milli Parklar Kanunu'na göre her parkla ilgili bir gelişme planı olması, parklarda yapılacak uygulamaların da bu plana uygun olması şart. Kanun ayrıca milli parklarda ekolojik dengenin bozulamayacağını, yaban hayatının tahrip edilemeyeceğini, "kamu yararı açısından vazgeçilemez ve kesin bir zorunluluk olmadıkça hiçbir tesisin kurulamayacağını, işletilemeyeceğini" güvence altına alıyor. * İlgili yönetmelikte de bu ilkelere uygun tesislerin planda gerekli değişiklik yapıldıktan sonra bakanlık izniyle yapılabileceği belirleniyor. Danıştay "Buna göre milli park sayılan yerlerde tabi kaynakların işletilmesi yasaktır" diyor. "Ancak kamu yararı açısından vazgeçilemez bir zorunluluk halinde ve bakanlık izniyle ayrıksı olarak bu tür yerlerde bir proje uygulanabilir." Plan yok, izin yok * Danıştay Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan, Munzur'la ilgili planın onaylanıp onaylanmadığını ve iki HES projesinin çevre mevzuatı açısından değerlendirilmesiyle ilgili belgeleri istedi. Bakanlık iki HES için verilmiş izin olmadığını, gelişme planının da henüz onaylanmadığını söyledi. * Maliye Bakanlığı ve Devlet Su İşleri'nden de çevre izinleri soruldu, yok cevabı alındı. "Su kalmayacak" Avukat Yıldırım dava dilekçesinde Munzur gelişme planı için yapılan etüdlerde uzmanların "“Konaktepe Barajı Torunoba’nın aşağısından başlayarak Ovacık merkezine kadar olan bölümü sular alında kalacak, 110 metrelik göl oluşacaktır. Bu baraj gölünden sonra Munzur Suyu, Halbori Gözeleri’ne kadar 15,1 Km uzunluktaki tünel- borularla taşınacağından, bu mesafede Munzur’un yatağından hemen hemen hiç su akmayacaktır” dediğini aktardı. "Baraj Projelerini oluşturan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü aynı bakanlığa bağlı. Doğayı korumakla yükümlü bir genel müdürlük ile doğaya ve çevreye zarar vereceği tartışmasız olan baraj ve HES projelerini hazırlayan bir genel müdürlüğün aynı bakanlığa bağlı olması dünyada eşine az rastlanır bir durumdur." Danıştay iptal istemini bilahare karara bağlayacak. (EÜ) KAYNAK http://www.haberler.com/munzur-vadis...897012-haberi/ Munzur Vadisi'nde yapımı planlanan baraj ve HES'ler için Danıştay'ın verdiği yürütmeyi durdurma kararına EPDK ve Konaktepe Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılan itiraz reddedildi. Munzur Vadisi'nde yapımı planlanan Konaktepe Barajı, Konaktepe Hidro Elektrik Santrali (HES) 1 ile Konaktepe HES 2 için Danıştay 13. Dairesince verilen yürütmeyi durdurma kararına Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Konaktepe Elektrik Üretim AŞ tarafından yapılan itiraz, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca reddedildi. Tuncelili Avukat Barış Yıldırım, 2010 yılında Danıştay 13. Dairesine, Munzur Vadisi'nde yapılması planlanan Konaktepe Barajı-Konaktepe HES 1 ile Konaktepe HES 2'nin Milli Parklar Kanunu, Milli Parklar Yönetmeliği'ne aykırılık teşkil ettiği, Munzur Vadisi Milli Park Uzun Devreli Gelişme Planı'nın onaylanmadığı gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı başvurusunda bulunmuş, ardından Avukat Yıldırım'ın gerekçeleri haklı bulunarak yürütmeyi durdurma kararı verilmişti. Bunun üzerine, EPDK ve Konaktepe Elektrik Üretim AŞ tarafından karara itirazda bulunuldu. İtiraz başvurusunu görüşen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, EPDK ve Konaktepe Elektrik Üretim AŞ'nin itiraz başvurusunu esasta oy birliği, gerekçede ise oy çokluğuyla reddetti. Kararın ardından, avukat Yıldırım ve bir grup çevreci, Tunceli-Ovacık karayolunda bulunan Munzur Vadisi Milli Parkı tabelasının önünde basın açıklaması yaptı. Yıldırım, şunları kaydetti: "Danıştay 13. Dairesi, 2010 yılında verdiği kararla taleplerimizin haklı olduğunu ortaya koydu. Bu karara EPDK ve Konaktepe Elektrik Üretim AŞ tarafından itiraz edildi. Danıştayın en yetkili ve en üst organı olan İdari Dava Daireleri Kurulu oy birliğiyle esastan yapılan itirazı reddetti. 26. 05. 2011 günü Danıştay 13. Dairesi itiraz başvurusunu esasta oy birliği, gerekçede ise oy çokluğuyla reddetti. Karar da bize 2 gün önce tebliğ edildi. " Avukat Yıldırım ve çevreciler, açıklamanın ardından Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 8 sayfalık kararını milli park tabelasına astı. Yıldırım, kararı ilgililer tarafından anlaşılması amacıyla milli park tabelasına astıklarını söyledi. - TUNCELİ (Anadolu Ajansı) 28.07.2011 15:34 [2897012] Diğer HES lere emsal oluyor mu bilmiyorum ama ilk fırsatta yeniden deneyeceklerinden hiç şüpheniz olmasın. |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
İbrahim abi inşallah dediğin gibi bizler de ilerde o güzellikleri yaşarız. Ancak Karadeniz Sahil Yolu projesi dahilinde bir kanun çıkmıştı halkın katılımını engellemek ve o projeyi hayata geçirmek amacıyla. O kanun şöyle diyordu : Karadeniz Sahil Yolu Projesi İçin CED raporu istenmeyecektir. Şimdi şimdi çıkıyor bu projenin eksikleri ve doğaya yansıması. Umarım Munzur Vadisi de bu süreçten geçip yokolma sürecine girmez.
|
|
|
|
|