|
|
|
#1 |
|
İstila Altında Aklını Kullanabilmek
Bu yazıyı hazırlarken epey düşündüm ( hazırlasammı hazırlamasammı ) sonunda bağzı bölümlerini keserek yayınlamanın faydalı olacağına karar verdim.
Geçenlerde yine oturmuş herzamanki belgesel kanalımda bişeyler oynarken ben işlerin yoğunluğuyla başımı bilgisayara gömmüş çalışıyorken, birden bire programın balıkçılık üzerine olduğunu görüp, işi gücü bıraktım ve dikkat kesildim. Haberlerde , internette özellikle video paylaşım sitelerinde şu sıralar çok popüler olan okla balık vurma, beyzbol sopasıyla balık vurma havada kepçeyle balık yakalama balıkların sudan zıplayarak insanların çenelerini kafalarını kırma görüntülerini biliyorsunuzdur. Tabi bu tip avlanma metodları amerikalı bi kaç tur operatörünün değişik fantaziler arayan amerikalı doygun kısmı turlara ikna etmek için geliştirdikleri yöntemler olsalarda amerikadaki balıkçılık otoriteleri bu balıktan çok rahatsız duruma gelmişler. Asya Sazanı İstilası ![]() Asya sazanları yapıları itibarıyle israil sazanları gibi bir yaşam tarzı sürmektedirler. Çok hızlı büyüyen, çok fazla yavrulayan bu tür missipi nehri ve bu nehre bağlı göller için risk teşkil etmeye bağlamış. Asya Sazanı adı üstünde özellikle çin ve tayvan ve taylan gibi ülkelerin yerli türü ancak bulunduğu bölgelerde yılanbaş mekong kedibalığı dev tatlı su vatozu gibi türler tarafından baskı altına alınabilinmekte . Taivanda yakalanan bir asya sazanının ebatları şu şekilde 2 mt boy 120 kg ağırlık. Fakat bu bölgelerde diğer türler tarfından popülasyonu baskılandığından dolayı herhangi bir tehlike arz etmiyor kardeş kardeş yaşayıp gidiyorlarken bir anca bu balık amerika topraklarındaki missipi nehrinn sularında görülmeye başlamış. İlk yapılan iş bu baığın bu sulara nasıl bulaştığını anlamaya çalışmak olmuş, bu şekilde tekrarlanmasını engellemek gerektiğinden kısa süre içinde tespit edilmiş. Olaylar şöyle gelişiyor. Missipi nehrine yakın şehirlerden birinde bir çin mahallesi var bu çin mahallesinde doğal olarak çin lokantalarıda var. Çin lokantalarında asya sazanı, ot sazanı , siyam sazanı, yılanbaş balığı gibi türler canlı olarak pişirilmek üzere akvaryumlarda saklanıyolar. Çin ve uzak doğu kültüründe bir hayvanı azad etme kültürü vardır, örneğin hasta bir yakınınız iyileşti bir iki kuş azad edersiniz veya bir iki balık azad edersiniz. Tahmini olarak çok fazla balığın azad edilmiş olduğu düşünülmemesine rağmen azad edilen bu kadar balık popülasyonu bile bir anda istilaya sebep olmuş. Aniden ve acilen amerikan balıkçılık ve doğal hayatı koruma kurumu asya sazanı ot sazanı ve yılanbaş balığının ülkeye sokulması tüketimi ve beslenmesini yasaklamış, bunarağmen bu ürüne uzak doğulu vatandaşların talebinin yoğun olması sebebiyle bir koreli market yoğun olarak kaçak şekilde amerikaya yılanbaş balığını sokmaya devam etmiş o güne kadar 25 bin $ lık balık satan markete 200 bin $ ceza kesilince bir anda yasa dışı balık ticareti bitme noktasına gelmiş. Buun ardından araştırmaclar bu balığın hangi bölgelerde aktif olduğunu bulmak için çeşitli analizlere başlamışlar ve balığın aktif olduğu bölgeleri su altından yüksek akımlı elektrik çitlerbi ile izo ederek balıkların bu bölgelerin dışına çıkmasını engellemeye çalışmışlar. Ancak yinede çok yükselen popülasyon birbirini baskı altına alınca balıklar daha çok çitlere yakın bölgelere yayılmaya çalışmışlar. Ancak kimsal kullanma yerli türleride yok edeceği için . Bu popülasyonu azaltmak ancak doğal türlere zarar vermemek adına yeni bir yöntem geliştirilmiş. Yöntem şu prensip olarak şu şekilde çalışmakta detayları verip olası bohçacılara yeni bir yöntem kazandırmak istemediğim için basitçe anlatıyorum ve resim eklemeyi uygun bulmuyorum. Oldukça büyük bir fiber tekneye 5000 volt elektrik akımı üretebilen bir jeneratör yerleştiriliyor bu sayede verilen elektrik 10 mt derinlik ve 10 çaplı bir küp oluşturan bölgede etkili olurken balıklar sadece bayılıyorlar böylece zararlı türler toplanıp tekneye alınırken zararsız türlere dokunulmuyor elektrik kaynağını kapattıktan bir süre sonra yerli türler baygınlıktan kurtulup normal hayatlarına devam etmekteler. Ancak bunun kesin bir çözüm olmayacağını sadece kontrol altında tutmak için alternatif bir yöntem olduğunu bildiklerinden dolayı özellikle asya sazanının dna analizleri yapılarak bir bakteri türünün sadece bu balıklara zarar vererek onları yok etmesi için çalışmalarını sürdürmekteler. Ve tüm bunları sadece kendilerine has bir tür olan mersin balığı ve onun yavrulama deltalarını korumak adına yapmaktalar. Bizse bize has türlerin yaşadığı bölgeleri yok etmek yada yok olmasına göz yumarak neye hizmet ettiğimizi bile bilmeden yapmaktayız.. |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ne kadar irdelediklerine bakarmısın. Popülasyon balık türündede olsa en zararlı canlı türündede olsa ne kadar önem taşıyor. fakat şuda bir gerçekki habitatı bozanlar en tehlikeli türün başı olan insanlar tarafından gerçekleşiyor.
Teşekkürler kardeşim.. |
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Semih paylaşım için sağol, iyi çalışmalar...
|
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
semih kardeş güzel bi takip olmuş verdiğin bilgiler için teşekkür. herkes bildiğini anlattıkça insanları daha duyarlı olmaya zorlayacağız demektir. buda doğanın ömrünü biraz daha uzatır en azından...
|
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Alıntı:
Rica ederim erkan. Mecburuz, bilinçli olmak zorundayız gn gelir biz ne yaptık deriz ama vakit çoktan geceye dönmüştür... |
||
|
|
|
|
|
#6 |
|
Paylaşım için teşekkürler Baracuda..
|
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Bu bilgilendirme ve paylaşım için teşekkür ederimm..
|
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
elinize sağlık çok güzel bir konu .fakat bizim ülkede bu olaylar yaşanmaz malesef koruma ve korumacılık bize çok uzak
|
|
|
|
|