|
|
|
#1 |
|
İsrail Sazanı ( Carassius sp. ) Ah Ülkem vah Ülkem
Alıntı : http://www.seydisehirhaber.com/yazar...IN….html
Geçtiğimiz akşamüstü feryat figan bir telefon… Kendine has üslubu ile yırtınarak bağırıyor Şahin Çimi kardeş… “Abi durum çok vahim. Yamyam bunlar. Vallahi istila edildik. Abi sazan yerine koymuşlar bizi hep…” dinledikçe mesele anlaşıldı. Araştırdıkça gözlerim fal taşı gibi açıldı. Cidden istilaydı bu... Ecüğü cücüğü faşistti bunların… Feryat figan o sese ve gözlerimin fal taşı büyüklüğüne sebep olan şeyin adı; carassius carassius, ilçemizdeki adı ise çim çapağı… Öyle “hadi canım sende feryada sebep konu bumuymuş” deyip geçmeyin ve dikkatle okuyunuz ve tehlikenin farkına varın lütfen… Sayın Kaymakamım Kemal İnan, Sayın Belediye Başkanım Abdulkadir Çat, Seydişehir M.Y.Okulu Müdürüm Prof. Dr. Yunus Çengeloğlu, Oda Başkanlarım, belde belediye başkanlarım, muhtarlarım, komşu ilçelerimizin eş değer makamları, balıkçı kardeşlerim, kamuoyu, basınımızın değerli mensupları bu feryada lütfen ama lütfen kulak verin… İlçemizin pek muhterem İlçe Tarım Müdürü zatıâliniz ise; kulağınızdaki tıkaçları çıkarın. Gözünüzdeki perdeleri kaldırın lütfen. Bilmem bilginiz var mıdır? Sadece civar komşularımız ve Seydişehir’de çim çapağı olarak isimlendirilen bu meymenetsiz balığın ülkemizin her tarafında kullanılan yaygın adı İSRAİL SAZANI’dır. Tamamen mutasyon bir balıktır. Asıl familyası akvaryum balığı olan çiklet balığıdır. Yani kibarcası çim çapağı olan İsrail sazanı değişime uğratılmış genleri bozuk tek kelime ile katli vacip laboratuar balığıdır. En tehlikeli yanı ve bizleri ilgilendiren yönü ise; sazan yumurtalarını dölleyebilir olmasıdır. Sazan balığı yılda bir kez 300 bin yavru üretirken; Carassius Carassius yani İsrail sazanı, yılda 8 kez ve her üremede yaklaşık 700 bin yavru meydana getirmektedir. Bu istilacı balıkların yüzde 95’i dişi olup erkeğinin döllediği sazan türlerinden olan balıkların tamamını kısır bırakıyor ve diğer türleri de zaman içerisinde yok ediyorlar… İstilacı bu balık sıfıra yakın oksijensiz ortamda bile yaşayabiliyor. Önüne çıkan her şeyi yiyor. Büyükleri fare ve yılanı bile yutabiliyor. İlgili bakanlıkça canlı yem olarak bile kullanılması yasaklandığı halde direncinden dolayı göletlerdeki sıtma hastalığıyla mücadele çerçevesinde güya sivrisinek larvalarının yok edilmesi için bırakılmışlar. Hem de devlet eliyle… Saymakla bitmez bu geni bozuk, mutasyon balığın verdiği zararlar. Hepimiz şahidi değil miyiz? Karakız çayında, mamanda, İçerikışla, Suğla, Alagöz’de, Susuz çayında binlerce yıldır yaşayan Yağ balığı, Kızıkanat, Akbalık, Göğce gibi doğal hazinelerin, insana sunulan bu lütfün kayboluşuna? Hangi küçük beyinlilerin asimilasyon projesinin ürünü bu uygulama… Oltalara takılmaya başladığı gün üç beş çapulcuyken güzelim yağ balığının katledişine seyirci kalan hangi ihmalkâr yetkilinin eseri su altındaki bu vahşet? Hülasa; Bu yamyam balığın sularımızdaki ekolojik dengeye verdiği tahribatı sayfalara sığdıramayız. Ekmeğini balıktan kazananlar ekonomik değeri olmayan bu nekbet balıktan muzdarip, ağım ağım ağlıyorlar. Stres atmak için çay başına gidenler tutması zevksiz, kılçığı bol katil balıkların sayesinde evlerine stres yüklü dönüyorlar. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünün denizlerde ve iç sularda amatör (sportif) amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen 36/2 numaralı sirkülerinin 2.3.2 - İç Sularımızdaki Ekolojik Açıdan Zararlı Balıklar maddesinde Carassius sp. Yani İsrail sazanı havuz balığı olarak tanımlanmış ve sazan balığı yumurtalarını dölleme kabiliyetinden dolayı sazan ırkını yok eden balık olarak tarif edilmiştir. İlgili maddede İsrail sazanı ve diğer zararlı üç balık cinsi için aynen şu ifade kullanılmaktadır. “Bu grup içinde yer alan balıklar ekolojik ortama ve ekonomik balık stoklarımıza ciddî zararlar vermektedir. Bu balıkların görüldüğü sular derhal Bakanlığın en yakın il veya ilçe müdürlüklerine bildirilmelidir.” Hal böyleyken; İlçe tarım Müdürlüğümüz bu vahametin neresindedir? Katil balık hakkında bilgi sahibi midir? Eğer öyleyse ne yapmıştır? Yazdıklarımın aksini iddia ediliyorsa kamuoyu lütfen bilgilendirilsin... Bu bir çevre felaketidir. Bu felaketi yok eden faşist balıklardan kurtulanlar var. Çaresiz değiliz. Konu çok önemlidir ve ilgili her kurum duyarlılığını ortaya koyup çözüm yollarını aramalıdır… |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Konu oldukça derin ve sivil toplum örgütlerimizin acil müdahale etmesi gereken bir konudur. Yıllar önce gökkuşağı alabalığın da hatalarını kabul etmedikleri gibi yine aynı şey olmaktadır: Devlet Çalışanları bu balıklandırmaya sahip çıkmamakta ve inkar etmektedir...
Linke tıklarsanız yapılan araştırma neticesinde durumun ne kadar vahim olduğunu göreceksiniz. http://www.seydisehirhaber.com/3111_...DU….html |
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
İsrail Sazanı ile ilgili çıkan haberlere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://www.tumgazeteler.com/haberleri/israil-sazani/ |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Abi Düzeni Bozmaya gör tutmuyor yerini.
|
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
bilinçsizce doğal yaşama müdahale etmeyi pek bir seviyoruz,pek bir işgüzar millet olduk
bazı aklıevveller kendi akıllarınca iş yaptıklarını zannedip, önüne geçilemeyecek felaketler hazırlıyorlar yaptıkları işi de sanki maharet gibi anlatmaları da cabası gerçekten " ah ülkem vah ülkem " |
|
|
|
|
#6 |
|
Yıllar önce tehlikenin farkına varmış ve söz konusu tür ile ilgili bilgi toplamaya başlamıştık. O günden bugüne değil geri gitmek, bu balıklar hızla ülkemizde yayılım gösteriyor ve iç sularımızı ciddi şekilde tehdit ediyor.
http://www.rastgele.org/index.php?mod=menu&t=91 Arkadaşlar bu balıklardan yakalarsanız sakın ola geri salmayın, hemen öldürün ve kurda kuşa yem edin. Ha yemek isteyen yesin afiyetle tüketsin eğer lezzet alabiliyorsa ona bir itirazım yok. |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Tuncay abime katılıyorum,ama tutmakla da bitmez ki bu namussuz.
|
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Evet ciddi ve en üst noktada tutulması gereken bir ülke sorunudur.
Bu labaratuvar balığının genleriyle oynayıp sularımıza atan zihniyetin fakirliğine ne demeli. Bu yok edici türün yumurtalarını, tamamen kuruyan göletlerde bile bir dahaki yağışlarda toprağın içinde sağ kalabilen ve hayatını devam etmeside bir gerçektir. Söylenecek ne varsa Tuncay abi sen söylemişsin. Tepkinede katılmamak elde değil. Bundan sonra ne yapabilirizi en hızlı şekilde yapmak yine bizlere düşüyor. Teşekkürler.. |
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
bu hatanın devlet eliyle yapıldığını ifade ettiğimde karşı çıkanlar olmuştu....hatayı yapan kim olursa olsun açıkça ifşa edilmelidir....hatayı yapan bertarafla mükelleftir...pektabi yaptığının bir hata olduğunu kabul eder ise...
|
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Gerçekten önemli bir konu, alın size önümüzdeki Tebliğ de yapılması düşünülen değişikliklerden biri olabilecek bir örnek. Bu istilacı ve iç sulardaki yerli popülasyonlar için terminatör tür olduğu onu iç sulara salanlar dahil herkes tarafından bilinen balık için sezon ve limit şartını ortadan kaldıralım. Bu türün sezonu olmasın limiti gözetilmeden yıl 12 ay avlasın. Bu yönde bir çalışma yapılabilir...
|
|
|
|
|