|
|
|
#1 |
|
Denizin Altında Şehir mi Var
![]() ![]() Büyük Okyanus’ta yer alan ve 14 bin yıl önce batan efsanevi kıta “MU”. Binlerce yıl öncesine dayanan mitlere göre, kıta üzerinde yaşayan 64 milyon insan esrarengiz bir şekilde sulara gömülmüştü. O kıta batmasaydı insanlık belki de bugün olduğu yerden çok ileri olacaktı. Peki neydi bu kıtanın esrarı? Efsanevi ada üzerinde dört ayrı ırk, tek tanrılı bir din, sembolizme dayalı bir öğretim sistemi ve gelişmiş bir uygarlık yaşadığına dair ilk iddianın sahibi James Churchward. Varsayımlara göre, kıtanın altında yer alan gaz odacıklarının patlamalara yol açması nedeniyle, kıta milyonlarca kişiyle birlikte sulara gömüldü. Çin’e ve çevre adalara kaçanların kitabelerinde kıtamız battı, biz de buraya kaçtık yazmaktadır. Bu yazılı kayalar 14 bin yıllıktır, c14 karbon testleriyle sabittir. Türkler’in de Mu Kıtasından geldiği söylentileri de varsayım olarak eklenmiştir. Mu Kıtası, Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı M. Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulan bir ekip tarafından araştırılmıştır. Mu kıtası kuzeyden güneye 3000 mil, doğudan batıya 5000 mil kadar uzanan, üç kara parçasından oluşan büyük bir kıtaydı. Günümüzde Polinezya, Mikronezya ve Melanezya takımadalarını oluşturan adalar, muhtemelen bu kıtadan arta kalan kara parçalarıdır. Bu kıta, kıtanın altında yer alan gaz odacıklarının patlamalara yol açması nedeniyle, yaklaşık 12.000 yıl önce 64 milyon nüfusuyla birlikte sulara gömülmüştür. Bu kıtada 70.000 yıl önce tek tanrılı bir din bulunuyordu. Aynı tarihlerde Mu’lular diğer kıtalarda koloniler oluşturmaya başlamışlardı ki, anavatan dışındaki en büyük imparatorluk, başkenti günümüzde Gobi Çölü’nün uzandığı bölgede bulunan Uygur İmparatorluğu’ydu. Atlantis’teki din Mu’nun tek tanrılı dininden başka bir şey değildir. ATATÜRK’ÜN ‘MU’ KITASI’NA İLGİSİ Yıllar öncesinde Atatürk’ü epey heyecanlandıran bir araştırma Türkiye’de ortaya çıkabilmek için yıllarca beklemek zorunda kalmıştır. Türk tarihinin ve coğrafyasının araştırılmasını isteyen Atatürk, ilkel diller uzmanı ve tarihçi-diplomat Tahsin Mayatepek’i görevlendirmiş ve ömrünün son yıllarında ilginç kaynaklara ulaşmıştır. Halen Anıtkabir’de bir kısmı sergilenen kitaplar ancak 2000′li yıllarda Türkçe’ye çevrilebildi. |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Üzücü bir durum üzerindeki canlılarla birlikte suya gömülmek takdiri ilahi şimdi olsaydı belki daha iyi veya kötü olabilirdi ama nufusun bayağı çoğalacağı bugünkü dünya nusfusunu ikiye katlayabilirdi diye düşünüyorum. Hüseyin abi sağol değerli bir paylaşım..
|
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ben pek ihtimal vermiyorum, ama eğer öyle olsaydı dünya şu anki teknoloji ve diğer imkanları düşünürsek daha ileride olabilirdi.
Paylaşım için teşekkürler. |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Orta yerde tabletler ve bunların Carbon testlerindeki alınmış sonuçların belgeleri var İbrahim.Bunlar olmasaydı bende konuyu es geçerdim zaten.
|
|
|
|
|