|
|
|
|
|
|||||||
| Duyurular ve Haberler Forumumuzla ilgili duyuruları ve güncel haberleri burdan öğrenebilirsiniz. |
|
|
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Balıkçı, Martı ve Kedi Üçgeni
![]() 21 Ocak 2012 Sabah Gazetesinden alıntıdır: Turgut Yüksel'in yazısıdır. BALIĞA ÇIKINCA BESLENME ZİNCİRİNİN EN ÜST HALKASINI MARTILAR VE KEDİLER OLUŞTURUR, ÇÜNKÜ BALIĞI YAKALARSINIZ, TEKNEDEYSENİZ MARTI, SAHİLDEYSENİZ DE BİR KEDİ, ALIP KAÇAR, SİZDE ONUN ARKASINDAN BAKARSINIZ. OLTASININ ucunda sallanan balığı martıya kaptırmış balıkçı var mıdır? Sandalda denize açılan çoğu balıkçı bilir; sahilden ne kadar açıkta olursanız olun, avlanırken bir martı gelir ve sandalın iki üç metre açığına iniş yapar. Daha gözü kara olanlarıda sandalın kıç yada baş kısmına konar. Sebepleri bellidir: Ya oltaya takılan ama dişinize dokunmayacak balığa yada yem artıklarını ona atmanızı tevekkül içinde bekler. İlla ki de nevalesini çıkarır sonra denize tekrar çıktığınızda, bir bakarsınız ki aynı martı yine dibinizde. SAİT FAİK, Ermeni balıkçı ile Topal Martı Hikâyesinde; Varbet isimli balıkçının denize çıkıp Kınalı Ada açıklarında, Kertekiz yerine vardığında yanında biten Topal Martıyla ilişkisini enfes bir şekilde anlatır. Hatta “ Topal Martı ile balıkçının konuştukları bile görülmüştür”, cümlesiyle hikâyenin açılışını yapar. Bir gün Varbet, kahveye geldiğinde yakasına iliştirilmiş siyah bir bez parçası görür kahve ahalisi. Sessizliğinden de matemde olduğu anlaşılmaktadır. Sait Faik kahvesini bitirdikten sonra balığa çıktıklarında sorar: -Topal Martı nerede? -Öldü -Nasıl? -Nasıl olduğunu bilmem. Bir sabah nişana vardım ki, tam nişanın üstünde ölüsü yüzer. Sait Faik bu konuşma üzerine anlar, Varbet’in yakasındaki matem bezinin Topal Martı için takıldığını. Zamanla alıştığınız ve size Yaren’lik eden Martının balığa çıktığınız vakit, ortalıkta gözükmemesi endişe yaratır içinde;” acaba başına bişeymi geldi” diye.... Geldiği zamanda sevinir, avdan ona düşen payı artırırsınız. Bazıları mülayimdir, kalenderdir: bazılarıda gözü karadır, Cevvaldir. Suadiye açıklarında, çapariyle İstavrit avlarken sandalın kıç kısmına konan Martıda görmüştüm bu cevvalliği. Çapariye üçer beşer gelen İstavritler arasında, oltayı çekerken iğnenin sırttan çarptığı balığı, ben daha oltayı sudan yeni çıkarmışken havalanıp iğneden kapıp, tekrar aynı yerine konmuştu. Sonra tekrar yaşındı bu olay. İğneyi yutan balığı oltadan alamayacağını bildiği için özellikle Çapariyi yutan değil, iğnenin sırttan çarptığı balığı çalıyordu. Şaşkınlığımı onaylarcasına üçüncü balığı da, yine bir şey yapmama fırsat vermeden gözümün önünde arakladı. MARTIYLA BALIKÇI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ZAMAN İÇİNDE TEK TARAFLI OLMAKTAN ÇIKIP KARŞILIKLI BİR JESTLEŞMEYE DOĞRU GİTTİĞİNİ GÖRDÜM. Zira bizim tekneye eşlik eden Martı, birinci haftanın sonunda yine bizi görüp yanımıza gelirken, suya inmeden önce AĞZINDAKİ EKMEK PARÇASINI TEKNENİN içine bırakmış, öyle konmuştu denize. Düşürmüşte olabilirdi ama bu hareketini biz onun gönül zenginliğine, elinin boş gelmemsine verdik. Bir başka gün Kefal avlarken, yan tarafta avlanan balıkçının sürekli olarak yemine hücum eden ve bozan martı sonunda, oltaya takılıp uçurtma gibi süzülerek sahile çekildiğinde, balıkçıonun gagasına takılan iğneyi çıkarttıktan sonra; KARŞISINDA İNSAN VARMIŞ GİBİ MARTIYI FIRÇALADIĞINA ŞAHİT Olmuştum.” OĞLUM BELAMISIN SEN! SANA KAÇ DEFA DEDİM BULAŞMA BENİM YEME DİYE! NE YAPAYIM ŞİMDİSENİ HA, DÖVEYİMMİ ?” ORGANİZE KEDİ ÇETESİ Kıyıda avlanırken de tedirginlik kaynağıdır kediler. Siz avlanırken çevrenizde dolaşan kedilerin sayısının arttığını, onların bir çember haline geldiğini ve çemberin çapının daralttığını görürsünüz. Bunlar organize çetedir ve istediklerini almadan da gitmezler. Bazıları ikili çalışır ki bunun en güzel örneğinin Urla’da görmüştüm biri oltacının dikkatini dağıtırken, diğeri torbanın içindeki Zargana’lardan boyundan büyük olanı kapıp kaçmıştı. Oltacı ne torbayı nede oltayı bırakamadığından, arkasından küfür sallamakla yetinmişti. Ayvalıkta Kefal avlayan bir balıkçınında çevresini saran kedilerden balıkları kurtarmak için yerde duran av torbasını kemerine bağladığını görmüştüm. Birde tek tabanca takılanlar vardır ki onlar atak yapmadan psikolojik baskı kurarlar. Yanınıza konuşlanır ve gözlerini size dikerek sadece bakarlar. Sonunda bu bakışından rahatsız olup, kovadaki balıkların en küçüğünü verirsiniz. Denize çıkan balıkçıyı tanıyan martılar olduğu gibi, sahile gelen balıkçıyı tanıyan kedilerde vardır. Bunlar edepli kedilerdir. Asla kovaya ve torbaya sulanmazlar. Bacaklaşırınıza sürtünürler ve balıkları ayıklamanızı beklerler. Hemen kıyıda ayıkladığınız balıkların kafalarıyla da güzel bir ziyafet çekerler. Martılar ve kediler balıkçığın güzel taraflarına işaret eder, avladığın balığı paylaşman gerektiğini hatırlatırlar. Balık, eline geldiği andan itibaren en yakınından başlayarak, DENİZDE MARTI, KIYIDA KEDİ, MAHALLEDE KOMŞU PAYLAŞTIĞIN ZAMAN GÜZELDİR….. Konu Bülent YILMAZ tarafından (21.01.12 Saat 11:42 ) değiştirilmiştir. Sebep: Başlık düzeltildi, resim ebatı ayarlandı... |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Bayram Abi gerçekten güzel paylaşım olmuş teşekkür ederim.
Bazen de balığı beslemek gerekir diye düşünüyorum. O kedilerden birini tutup suya atsam nasıl rahatlarım anlatamam Kedilerden birini balıklarla paylaşalım. (Eti sizin kemiği yine sizin şeklinde)Neden olan hep bizim balıklara oluyor ki biraz da kedilere olsun
|
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Bayram Ağabeyim paylaşım için teşekkürler...
|
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Biz tekneyle balığa çıktığımızda Hep martılar teknenin etrafında uçar veya vardevelaların üzerine konarlar. Tutulan ve payıma düşen balıkları limana gelinceye kadar yolda temizlerim ve Artıklarını güverteye bir leğene koyar içine de ağırca bir taş koyarım. İşte o andan sonra şarkılarını dinlemeye değerdir. Niye denize atmiyorsunuz diye soracaksınız. Balık artığı hemen suda batıyor yarısından fazlasını martılar alamıyor.
|
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Abi süper paylaşım. Çok teşekkür ederim
|
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Balık, Kedi, Martı üçgeni değil,
Balık, Martı, Kedi, Fifi dörtgeni olmalı
|
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Abi süper bir anlatım yapılmış paylaştığın için saol. Aslında hayat her yerde aynı tüm canlılar yaşamak için kurnazlık yapıyor.
|
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Böyle anlar, insanın insan olduğu için keyif aldığı, diğer insanlardan ayrılıp da kendini özel hissettiği mükemmel anlardır diye düşünüyorum. Teşekkürler bizlere özel olduğumuzu hissettirdiğin için Bayram ağabey.
|
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Güzel paylaşım olmuş dostum eline sağlık.
|
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
|
|