PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gercek hayattan bir ornek


kulekreis
07.11.10, 23:17
Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi.
Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı. Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa'yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. Bayan Mediha nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Mustafa'nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı.
Mustafa'nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli...

İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evdeki yaşamı mücadele içinde geçiyor... Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: Mustafa'nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evdeki yaşamı yakında onu etkileyecek. Mustafa'nın dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: "Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor. Bunları okuyunca, Bayan Mediha problemi kavradı ve kendinden utandı.

Mustafa'nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kâğıdı ile beceriksizce sarılmıştı. Bayan Mediha onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Mediha pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı.

Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz. Çocuklar gittikten sonra, Bayan Mediha en az bir saat ağladı. O günden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocukları eğitmeye başladı. Bayan Mediha, Mustafa'ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıftaki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi. Aradan yıllar geçmiş, Mustafa'dan bir not gelmişti. Öykü burada bitmiyor. Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var. Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan Mediha'nın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. Mektup söyle imzalanmıştı, Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ( Tıp Doktoru) Şüphesiz Bayan Mediha bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu? Taşları düşmüş olan o bileziği taktı. Dahası, Mustafa'nın annesinin süründüğü parfümden sürdü. Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Mediha'nın kulağına şöyle fısıldadı:

"Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim. Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim." Birinin hayatında da bir fark siz oluşturmaya çalışın.
Alıntıdır

Ankaralı06
08.11.10, 00:27
Bravo süper bir paylaşım. Sonuna kadar bir solukta okudum gerçekten çok etkileyici.

Tolga ÇALIM
08.11.10, 02:35
Beni derinden etkileyen bir yaşam serüveni

Ve buda nasıl buralara geldiğini anlatan kısa bir yazı

Özgeçmiş: Prof. Dr. Mustafa YILMAZ 1983 yılında kazandığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1989 yılında mezun oldu. Aynı yıl Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi bölümünü kazandı ve 1995 yılında Kalp damar cerrahisi uzmanlığını aldı. 1995-1996 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı’nda uzman doktor olarak çalıştı. 1996 Mayıs ayında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi AD’na yardımcı doçent olarak atandı. 2003 yılında girdiği doçentlik sınavında başarılı olarak üniversite doçenti unvanını aldı. Mayıs 2003-Kasım 2003 tarihleri arasında Houston Texas (ABD) Baylor Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi bölümünde torako-abdominal aort anevrizmaları ve off-pump (çalışan kalpte) koroner bypass cerrahisi konularında gözlemci doktor olarak çalışmalarda bulundu. Mayıs 2004 tarihinde aynı ana bilim dalına Doçent olarak atandı. 2009 yılı Aralık ayında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi AD’na profesör olarak atandı. Halen bu göreve devam etmektedir.

İbrahim YILDIZ
08.11.10, 07:56
Gerçekten çok güzeldi.
Paylaşım için teşekkürler Reis..

erto
08.11.10, 10:37
çok güzel.elinize sağlık.

daimin
08.11.10, 10:38
hüseyin abi çok etkilendim. demekki her insanın hayatı farklı hikayeler içeriyor insanların şu anki durum larına bakıp ön yargıda bulunmak çok büyük yanlış ve insanlık ayıbıdır.insana yakışan mediha öğretmenin yaptığını örnek almaktır.

kulekreis
08.11.10, 11:57
Bravo süper bir paylaşım. Sonuna kadar bir solukta okudum gerçekten çok etkileyici.

Beni derinden etkileyen bir yaşam serüveni

Ve buda nasıl buralara geldiğini anlatan kısa bir yazı

Gerçekten çok güzeldi.
Paylaşım için teşekkürler Reis..

çok güzel.elinize sağlık.

hüseyin abi çok etkilendim. demekki her insanın hayatı farklı hikayeler içeriyor insanların şu anki durum larına bakıp ön yargıda bulunmak çok büyük yanlış ve insanlık ayıbıdır.insana yakışan mediha öğretmenin yaptığını örnek almaktır.


Katilimlariniz icin herkese ayri ayri tesekkur ederim.

Tolgacim ayrica sana da ek bilgilerin icin tesekkur ederim.