Orijinalini görmek için tıklayınız : 2/2 Tebliğimizi Yeniden Düzenleyelim.
Sevgili ve değerli oltacı dostlar. 2/2 tebliğin müddeti 31/08/2012 de bitiyor ve yeni yayınlanacak tebliğ de yapılması gereken değişikliklerle ilgili değerli fikirlerinizi almak ve hepsini dernekler çatısı altında değerlendirip bakanlığa teklif etmek,(kabul görür veya görmez) biz amatör balıkçıların Mukaddes bir görevidir.
İç sularımıza sahip çıkıldığını,Balıkların sahipsiz olmadığını,tırıvırı,serpme,sepetin her zaman kolluk kuvvetleriyle birlikte çok sıkı bir şekilde takip edildiğini,balık boyutlarına uyulduğunu hissettirip,burada bu konularla ilgilenen bir doğa aşıklarının bulunduğunu ispatlamış oluruz.
Tabiki okadarda var olan şikayetlerimizi bildirmeliyiz.
Tebliğde yapılmasını istediğiniz değişiklikleri ,hangi şekle gelmesini istediğinizi ve nedenlerini burada açıkça yazabilirsiniz
Örneğin:Amatör balıkçılık yapacak kişilerin kesin bir şekilde egitimden geçerek amatör balıkçılık belgesinin mutlaka kendi adına düzenlenerek her daim avlakta yanında bulundurmasını istenildiğinde görevlilere ibraz edilmesini tebliğe madde olarak ilavesini
istiyorum.
Bu gibi değişiklik ve ilavelerin dernekler nezdinde aramızda tartışılarak sonuca bağlanması bakanlığa bildirilmek üzere listeye ilavesi düşünülebilir.
Her nekadar Tebliğ sonuna 15 ay varsa da bakanlıkta bu işler 6 ay evvelden başlar.
Burada da tartışmalar ve sonuca giden münazaralarla da 6 ay geçer al sana bir yıl
fazla geciktirmeden bu işe başlamakta fayda vardır.
Ne demiş atalarımız temiz iş altı ayda çıkarmış.
Kendi tebliğimizi kendimiz yapabilmeliyiz. En iyi tebliğ vicdanınızın tebliğidir. Sevgiler ve selamlar
İbrahim YILDIZ
06.09.10, 10:52
Kesinlikle katılıyorum. Bence eklenmesi ve düzeltilmesi gereken kısımlar var..
KRAL BALIKÇI
06.09.10, 13:20
Abi güzel konu
Neresinden başlasak acaba ...
Abi güzel konu
Neresinden başlasak acaba ...
Turgaycım en iyi bildiğin yerden başlayabilirsin
Örneğin ğerme ve serpme ağların kafes kasnakların satışının her istiyene deyilde konturollu bir şekilde satışının yapılması yani ahırlardaki ineklerin kulaklarındaki damğalı numaraların olduğu gibi numaraların olması numarasız bu tip malzemenin kullanımının tamammen yasaklanması sadece kendi fikrim.
bende bu konuda hasan arkadaşıma katılıyorum bu teblilğiri yasa deyişiklini hep beraber burda tartışıp tüm arkadaşımızın fikrini alarak neler yapa biliriz bir fikre varıp bakanlığımıza sunalım
KRAL BALIKÇI
07.09.10, 08:23
Germe ağı,serpme ve zıpkın bayiler tarfından kontrollü satışı yapılmalı.Bu malzemeyi kullanan kişiler sertifikalı olmalı.
Gerekirse bu ürünler belli kişilerin kontrolünde satışa sunulmalı.
bende küspen ile aynı düzeneğine sahip olan SAZAN YAYININ da yasaklanması böylece bu kafa karıştıran düzenek resmen yasak olur.(ben bunu forumda konuşmuştum kanunen serbest ama artık çevreye verdiği zarardan dolayı iptal edilmesi gerektiğini düşünüyorum)
Sevgili oltacı dostlar: Hepinizin birçok konuda hem şikayeti hemde düşünceleri var. Bunları
geç kalmadan bir listelemeye geçelim ve değerlendirmelere de başlansın. Lütfen konuyu yukarıda tutalım. Selamlar
Tayfun TURNALI
17.09.10, 21:19
küspeli ve yaylı olta amatör ruha aykırı....bence...buda benim fikrim...
Nuri ERTİK
17.09.10, 22:05
Reisim,
biz Oltacılarder özel bölümünde dernek üyeleri olarak bu konu üzerine epey fikirler yürüttük ve öneriler sunduk.
Ancak dernek üyelerimiz dışında forum üyelerimizin de bu konudaki düşüncelerini bilmek azçısından son derece faydalı bir konu olmuş.
Tebliğden şikayetler bol iken önerilerin kısıtlı kalması da ayrıca manidar.
Olumsuzlmak tabii ki kolay ama taşın altına eli koyup, öneri getirmek ve bunlar üzerinde de tartışıp olgunlaştırmak gerekir.
Reisim,
biz Oltacılarder özel bölümünde dernek üyeleri olarak bu konu üzerine epey fikirler yürüttük ve öneriler sunduk.
Ancak dernek üyelerimiz dışında forum üyelerimizin de bu konudaki düşüncelerini bilmek azçısından son derece faydalı bir konu olmuş.
Tebliğden şikayetler bol iken önerilerin kısıtlı kalması da ayrıca manidar.
Olumsuzlmak tabii ki kolay ama taşın altına eli koyup, öneri getirmek ve bunlar üzerinde de tartışıp olgunlaştırmak gerekir.
Nuri kardeşim. Düşüncelerine aynen katılıyorum.bir çok kardeşimiz fikirlerini beyan etmişler.Belli bir birikimden sonra kayda değerleri toplayıp Dernek bazında tartışarak sonuçlanması gerektiğine inanıyorum Selamlar
Ağ atanlar,sepet kullananlar, bunlara yardım edenler için daha ağır yaptırımların olması en azından caydırıcılık sisteminin işletilmesi gerekir.
M.Serkan İNANÇ
23.09.10, 00:02
Sevgili ve değerli oltacı dostlar. 2/2 tebliğin müddeti 31/08/2012 de bitiyor ve yeni yayınlanacak tebliğ de yapılması gereken değişikliklerle ilgili değerli fikirlerinizi almak ve hepsini dernekler çatısı altında değerlendirip bakanlığa teklif etmek,(kabul görür veya görmez) biz amatör balıkçıların Mukaddes bir görevidir.
İç sularımıza sahip çıkıldığını,Balıkların sahipsiz olmadığını,tırıvırı,serpme,sepetin her zaman kolluk kuvvetleriyle birlikte çok sıkı bir şekilde takip edildiğini,balık boyutlarına uyulduğunu hissettirip,burada bu konularla ilgilenen bir doğa aşıklarının bulunduğunu ispatlamış oluruz.
Tabiki okadarda var olan şikayetlerimizi bildirmeliyiz.
Tebliğde yapılmasını istediğiniz değişiklikleri ,hangi şekle gelmesini istediğinizi ve nedenlerini burada açıkça yazabilirsiniz
Örneğin:Amatör balıkçılık yapacak kişilerin kesin bir şekilde egitimden geçerek amatör balıkçılık belgesinin mutlaka kendi adına düzenlenerek her daim avlakta yanında bulundurmasını istenildiğinde görevlilere ibraz edilmesini tebliğe madde olarak ilavesini
istiyorum.
Bu gibi değişiklik ve ilavelerin dernekler nezdinde aramızda tartışılarak sonuca bağlanması bakanlığa bildirilmek üzere listeye ilavesi düşünülebilir.
Her nekadar Tebliğ sonuna 15 ay varsa da bakanlıkta bu işler 6 ay evvelden başlar.
Burada da tartışmalar ve sonuca giden münazaralarla da 6 ay geçer al sana bir yıl
fazla geciktirmeden bu işe başlamakta fayda vardır.
Ne demiş atalarımız temiz iş altı ayda çıkarmış.
Kendi tebliğimizi kendimiz yapabilmeliyiz. En iyi tebliğ vicdanınızın tebliğidir. Sevgiler ve selamlar
Reisim,
biz Oltacılarder özel bölümünde dernek üyeleri olarak bu konu üzerine epey fikirler yürüttük ve öneriler sunduk.
Ancak dernek üyelerimiz dışında forum üyelerimizin de bu konudaki düşüncelerini bilmek azçısından son derece faydalı bir konu olmuş.
Tebliğden şikayetler bol iken önerilerin kısıtlı kalması da ayrıca manidar.
Olumsuzlmak tabii ki kolay ama taşın altına eli koyup, öneri getirmek ve bunlar üzerinde de tartışıp olgunlaştırmak gerekir.
Nuri kardeşim. Düşüncelerine aynen katılıyorum.bir çok kardeşimiz fikirlerini beyan etmişler.Belli bir birikimden sonra kayda değerleri toplayıp Dernek bazında tartışarak sonuçlanması gerektiğine inanıyorum Selamlar
www.oltacilar.com forum üyesi dostlarımızın konu hakkındaki düşünceleri bizler için gerçekten çok önemli.
2/2 NUMARALI AMATÖR (SPORTİF) AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞINI DÜZENLEYEN TEBLİĞ' e aşağıdaki linkten ulaşıp düşüncelerinizi bu konu altında paylaşabilirsiniz.
http://www.oltacilar.com/2-2-teblig-t3964.html
Konu için teşekkürler Reisim...
Mustafa DEDEMLİ
23.09.10, 10:57
bende küspen ile aynı düzeneğine sahip olan SAZAN YAYININ da yasaklanması böylece bu kafa karıştıran düzenek resmen yasak olur.(ben bunu forumda konuşmuştum kanunen serbest ama artık çevreye verdiği zarardan dolayı iptal edilmesi gerektiğini düşünüyorum)
küspeli ve yaylı olta amatör ruha aykırı....bence...buda benim fikrim...
İçsularda amatör avcılık
(2) Küspeli olta, parakete, sualtı tüfeği, zıpkın, pinter ve sepet gibi tuzakların kullanılması yasaktır. Boyutları belirlenerek ilan edilmiş olan yemlik uzatma ağı dışında her türlü ağın (tırıvırı, germe, uzatma, sürütme, çevirme, serpme vb.) avlakta bulundurulması ve kullanımı yasaktır. (DEĞİŞİKLİK, 5.11.2008 tarih/27045 sayılı RG)
Arkadaşlar bu maddeye göre zaten küspeli olta yasak.
Bu tebliğde değişiklikden ziyade kontrol mekanizmasında köklü bir değişiklik yapılmalı.
İlgili birimi arayıp zaman yasakları çiğneniyor şu balık avı yapılıyor dediğinizde,av mahaline gelen kontrol memurunun ne zamandan nede bahsi geçen balıkdan haberi yok.Yani neyin ne olduğunu bilmiyor.
Önce kontrol mekanızması tam teşekküllü değişirse herşeyin çok daha güzel olacağını düşünüyorum.
KRAL BALIKÇI
23.09.10, 11:22
İçsularda amatör avcılık
(2) Küspeli olta, parakete, sualtı tüfeği, zıpkın, pinter ve sepet gibi tuzakların kullanılması yasaktır. Boyutları belirlenerek ilan edilmiş olan yemlik uzatma ağı dışında her türlü ağın (tırıvırı, germe, uzatma, sürütme, çevirme, serpme vb.) avlakta bulundurulması ve kullanımı yasaktır. (DEĞİŞİKLİK, 5.11.2008 tarih/27045 sayılı RG)
Arkadaşlar bu maddeye göre zaten küspeli olta yasak.
Bu tebliğde değişiklikden ziyade kontrol mekanizmasında köklü bir değişiklik yapılmalı.
İlgili birimi arayıp zaman yasakları çiğneniyor şu balık avı yapılıyor dediğinizde,av mahaline gelen kontrol memurunun ne zamandan nede bahsi geçen balıkdan haberi yok.Yani neyin ne olduğunu bilmiyor.
Önce kontrol mekanızması tam teşekküllü değişirse herşeyin çok daha güzel olacağını düşünüyorum.
Yukarıdaki ilgili maddenin yasaklanması bence yalnış bir uydulamadır.
iğne sayısında sınırlama var ise dileyen istediği methotu kullanır.
Önceki sirkülerde altı igne sınırlaması vardı ve insanlar küspeli oltalarda 6 igneyi kullanıyorlardı.
Altı igne sayısı üçe düştü küspeli olta düzeneğide yasaklandı.
Yasaklama bence üç iğneli küspeli oltaya yapılmaması gerekliydi.
Küspeli oltaya üç igneli uygulama yapılır,hala iddaa edilen olaylar devam ederse bence o zaman yasaklanmalı..
Üç iğneye yasaklama getirilecekse o kadar çok meteryalin yasaklanması lazım ki....
Anlatmakla bitmez......
Bir örnek vereyim sarı boncukla yapmış olduğumuz avlarımızda taşa ve su içerisindeki ağaca takılan 3 iğneli hazır takımımız küspeliden fazla tehlikelidir ve avcılığına balık alana kadar devam eder.
Küspemi daha çabuk eriyecek boncukmu...:D
Bir sonraki sirkülerde bu yalnıştan dönülmesi bence daha sağlıklı olacaktır...
2/2 sirkülerde küspeli olta düzeneği yasaktır.
Hiçbir arkadaşımız kullanmasın...
KRAL BALIKÇI
23.09.10, 11:26
http://www.oltacilar.com/2-2-teblig-t3964.html
Üstdeki linkin altıda kilitlidir.
http://www.oltacilar.com/2-2-teblig-t3964.html
Üstdeki linkin altıda kilitlidir.
Konuyu güncellemek istedim . Sevgili oltacı dostlar ve dernek yetkilileri . konuyla ilgili çalışmalarınızı bizlere bildirirseniz seviniriz. Selamlar
keşfetmekiçinbak
31.01.12, 00:45
Konuyu bir kez de ben güncellemek istedim. Zira şu ara ilgili çalışmalar tam gaz devam ediyor. Tecrübesine saygı duyduğum Hasan Hüseyin Külek ağbimizin deniz tarafı ile ilgili bilgi ve düşüncelerini burada okuyabilir, fikir sahibi olabilirsem ne mutlu bana.
Yeri geldiğinde yerden yere vurduğumuz tebliğin ( balık avı kuralları ) düzenlenmesine katkı sağlamak isteyen her amatörün görüşü altın değerindedir.
Bilgi Notu : Şu an 2/2 Tebliğe göre avlanıyoruz. 3/2 Amatör Tebliğ için sivil toplum örgütlerinden görüş sorulmuş olup bu görüşler Nisan ayına kadar bir havuzda toplanacak. Mütakiben ( muhtemelen ) Haziran ayı içerisinde toplantı yapılacak. Peşinden Bakanlık kendi içinde bir toplantı yapacak ve hükme bağladığı yeni ( 3/2 nolu tebliği ) kuralları Ağustos 2012 sonu / Eylül 2012 başı gibi resmi gazetede ilan ederek yürürlüğe sokacaktır.
Teşekkür ederim Tuncay. Bu tebliğ konusu devreye girmeye başladı. Bilimsel toplantılar başladı.
Olta Balıkçılığı Federasyonu Toplantısına 30 Bilim Kurulu Üyesi Katıldı. Sonuçları bildireceğim.
Ticari balıkçılar da kendi aralarında örgütlenip bir dernek kurdular. 2/1 tebliğ için çalışmalar başlıyor.
GELENEKSEL BALIKÇILIĞI YAŞATMA DERNEĞİ. (gebalder)
Burada esas olan 2/1 tebliğ burada doğru yapılacak her düzenleme 2/2 ye direk intikal edeceğine inanıyorum.
Mesela: denizde monoflament tek kat ağ yasaklandı . Ancak çift kat ağ neden serbest gibi
başka; misina ağların dukkanda satışı yasak değil, teknede bulundurulması yasak. Yüzlerce dengesiz maddeler. Hayırlısı olacak inşallah. Devam edeceğim. Selamlar
keşfetmekiçinbak
31.01.12, 11:02
Teşekkür ederim Tuncay. Bu tebliğ konusu devreye girmeye başladı. Bilimsel toplantılar başladı.
Olta Balıkçılığı Federasyonu Toplantısına 30 Bilim Kurulu Üyesi Katıldı. Sonuçları bildireceğim.
Ticari balıkçılar da kendi aralarında örgütlenip bir dernek kurdular. 2/1 tebliğ için çalışmalar başlıyor.
GELENEKSEL BALIKÇILIĞI YAŞATMA DERNEĞİ. (gebalder)
Burada esas olan 2/1 tebliğ burada doğru yapılacak her düzenleme 2/2 ye direk intikal edeceğine inanıyorum.
Mesela: denizde monoflament tek kat ağ yasaklandı . Ancak çift kat ağ neden serbest gibi başka; misina ağların dukkanda satışı yasak değil, teknede bulundurulması yasak. Yüzlerce dengesiz maddeler. Hayırlısı olacak inşallah. Devam edeceğim. Selamlar
Sevgili Hasan Ağabey,
Bildiğim kadarıyle 2/1 Ticari Tebliğin 26 Ağustos 2011 de 28037 sayı ile Resmi Gazetede yayınlanan değişikliklerine göre:
( MADDE 3 – Aynı Tebliğ’in “Sürütme, uzatma ve diğer avlanma araçları ile avcılığa ilişkin yasaklar” başlıklı 14 üncü maddesinin yedinci fıkrasının sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir.
“Multimonofilament (çoklu tek kat) misina ağlarının kullanımı ise 1 Eylül 2012 tarihinden itibaren yasaktır.” )
Bahsettiğin ağ türü zaten yasaklama sürecine girmiş ve ilan edilmiştir. Ayrıca bir balık avlama gerecinin ( ağ vb. ) kullanılmasının ve bulundurulmasının yasaklanması Tebliğ marifeti ile yapılabilir ancak üretimi, satışı, ithalatı, ihracatı'nın yasaklanabilmesi için iç ve dış ticaret kanunu marifeti gerekir. Yani muhatap ve bakanlık farklıdır.
Bu konuda ben de senin gibi düşünüyorum, avlanma gereci olarak yasaklanan bir gerecin ithalatı, ihracatı, üretimi satışı da yasaklanmalıdır.
Aşağıda ticari olan 2/1 numaralı Tebliğdeki değişiklikler mevcut. Ancak amatöre katkı yapmak adına o konuyu başka bir başlık altında incelemekte fayda olduğunu düşünüyorum ( kesişen noktalar hariç )
26 Ağustos 2011 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 28037
TEBLİĞ
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:
2/1 NUMARALI TİCARİ AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞINI DÜZENLEYEN
TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2011/39 )
MADDE 1 – 21/8/2008 tarihli ve 26974 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 2/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su
Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ’in, “ Ortasu trolüne ilişkin yasaklar” başlıklı 11 inci maddesinin ikinci
fıkrasına “yer ve zamanlarda” ibaresinden sonra “sadece” kelimesi eklenmiş, üçüncü fıkrasının son cümlesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Ortasu trolü ile avlanılan çaça balıkları için, Bakanlıkça belirlenen “Nakil Belgesi”nin alınması zorunludur.”
MADDE 2 – Aynı Tebliğ’in, “Çevirme ağlarına ilişkin yasaklar” başlıklı 12 nci maddesine, altıncı fıkrasının
sonuna gelmek üzere aşağıdaki ibare eklenmiştir.
“Ancak, bu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen alanda alamana ağlarının kullanımı yasaktır.”
MADDE 3 – Aynı Tebliğ’in “Sürütme, uzatma ve diğer avlanma araçları ile avcılığa ilişkin yasaklar” başlıklı
14 üncü maddesinin yedinci fıkrasının sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir.
“Multimonofilament (çoklu tek kat) misina ağlarının kullanımı ise 1 Eylül 2012 tarihinden itibaren yasaktır.”
MADDE 4 – Aynı Tebliğ’in, “Boy ve ağırlık yasakları” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasındaki
çizelgeden Lüfer, Karagöz (Sargos) ve Lagos, Orfoz, Hani satırları kaldırılmış, çizelgeye aşağıdaki satırlar
eklenmiştir.
“
Karagöz
Diplodus vulgaris
18
Sargos
Diplodus sargos
21
Lagos
Epinephelus aeneus
45
Lüfer
Pomatomus saltatrix
20
Orfoz
Epinephelus guaza
45
Hani
Serranus scriba
30
”
MADDE 5 – Aynı Tebliğ’in “Çift kabuklu yumuşakça avcılığı” başlıklı 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(2) Cardium türlerinin avcılığında beyaz kum midyesi için getirilen düzenlemeler esas alınır.”
“(10) Karasularımızın, Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi sınırları içerisinde kalan kısmında, çift kabuklu yumuşakça
türlerinin avcılığı yasaktır.”
MADDE 6 – Aynı Tebliğin Deniz salyangozu ve deniz patlıcanı avcılığı başlıklı 27 nci maddesinin birinci
fıkrasının sonuna aşağıdaki bend eklenmiştir.
“(h) Algarna ile deniz salyangozu avcılığının yasak olduğu dönemde dalma, sepet ve her türlü tuzak
yöntemleri ile deniz salyangozu istihsalinde bulunmak üzere izin almış olan balıkçı gemilerinde matafara bulunması
halinde, bunların uçlarının geminin içine dönük olması zorunludur.”
MADDE 7 – Aynı Tebliğ’in, “Avlanmanın tamamen yasaklandığı içsular” başlıklı 32 nci maddesinin birinci
fıkrasındaki çizelgenin Kırklareli satırından, “Armağan” barajı çıkarılmış, “Kırklareli barajları” ibaresi “Kırklareli
barajı” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 8 – Aynı Tebliğ’in, “Sazan, yayın, inci kefali ve gümüş balıkları avcılığı” başlıklı 35 inci
maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(4) (a) Van gölü havzasında ve inci kefali bulunan bütün içsularımızda her türlü istihsal vasıtası ile 15 Nisan -
15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır.”
MADDE 9 – Aynı Tebliğ’in “Kurbağa, salyangoz ve sülük avcılığı” başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinin 2 nci alt bendine Afyonkarahisar ili eklenmiş, 4 üncü alt bendinde yer alan Batman ili, 2 nci alt
bende alınmıştır.
MADDE 10 – Aynı Tebliğ’in “Denizlerle ilgili diğer hükümler” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının
sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir.
“Boyu 12 m.den küçük balıkçı gemilerinde su üstü radarı bulundurulması yasaktır.”
MADDE 11 – Aynı Tebliğ’in “İçsularla ilgili diğer hükümler” başlıklı 44 üncü maddesinin altıncı fıkrasının
sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir.
“Multimonofilament (çoklu tek kat) misina ağlarının ise 1 Eylül 2012 tarihinden itibaren kullanılması
yasaktır.”
MADDE 12 – Aynı Tebliğ’in “Denize ve akarsu yönüne doğru 500 metre mesafe içerisinde su ürünleri
avcılığının yasaklandığı akarsular” başlıklı Ek-9 listesinde yer alan Antalya satırı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“
İL
İLÇE / BELDE
KAYNAK ADI
ANTALYA
Finike
Akçay, Acısu (Karaçay) çayları.
Aksu
Aksu çayı.
Finike-Kumluca sınırı
Alakır çayı.
Alanya-Manavgat sınırı
Alara çayı.
Konyaltı
Boğaçayı.
Alanya
Dimçayı.
Muratpaşa
Düden çayı.
Kaş-Fethiye sınırı
Eşen çayı.
Alanya
Kargı çayı.
Gazipaşa-Anamur sınırı
Kaledıran çayı.
Serik-Manavgat sınırı
Köprü çayı.
Manavgat
Manavgat ırmağı.
”
MADDE 13 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 14 – Bu Tebliğ hükümlerini Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.
mhakanbasar
31.01.12, 13:06
Arkadaşlar bildiğiniz üzere Akarsularda Alabalık avcılığında doğal yem kullanmak yasak. Bu yasağın gerekçesi ile hatırlayanlar bilir "özellikle yaz aylarında debisi ve su miktarı azalan derelerde dar alana sıkışmış alabalıkların daha kolay avlanabilmesi " olarak şeklinde açıklanmaktaydı. En azından bu maddeyi tebliğe iliştirmek için çaba sarfedenlerin gerekçesi buydu. Hala forumlarda yaz kış suyu hiç bir zaman azalmayan Fırat-Dicle-Akdeniz nehirlerinde alabalık avında doğal yem kullanan avcıları ayıplayan kınayan yazılar yazılmakta çizilmekte ve ayrıca Nisan Mayıs aylarında suyun şiddeti nedeniyle döner kaşıkların dönemediği dereler var. Bir diğer husus taşrada köyünde hayatında yapay yem görmemiş ve sadece evine yiyecek götürme derdinde olan insanlarında var olduğunu, yapay yemi bilipte parasızlıktan ona verecek parayı bulamayan amatör olta balıkçılarında olduğunu bilmek gerekir.
Sıradan bir amatör olarak aşağıdaki talebimin tebliğ değişikliği taleplerine eklenmesini rica ederim.
"Orman içi akarsularda 1 Temmuz- 31 Eylül Tarihleri arasında her türlü doğal yem kullanılarak alabalık avcılığı yasaktır. Sadece yapay yem kullanılarak avcılık yapılabilir.
Gerekçe ; suların debisinin azaldığı yerlerin %99 u Orman içi sulardır ve genellikle suların azalıp alabalıkların dar alanlara sıkıştığı tarihler 1 Temmuz-31 Eylül tarihleri arasıdır. Yani 1 nisanda gittiğin derede o azgın sularda Mepsle veya fly la alabalık yakalamak nerdeyse imkansızdır. Orman içi su tabiri eklendiğinde en azından Fırat-Dicle vs ve buna benzer orman içi sayılmayan sularda özellikle çiftlikten kaçan Gökkuşağı alabalıklarını doğal yemle yakalamak zorunda kalan parası olmadığından yapay yem alamayan amatörler için yerinde bir karar olur. Unutmayınızki bu ülkede sadece biz avlanmıyoruz başkalarınında haklarını gözetmek gerekir.
İlgili yasak maddesinin 2/2 tebliğdeki Hali:
Akarsularda her türlü doğal yem kullanılarak alabalık avcılığı yasaktır. Sadece yapay yem kullanılarak avcılık yapılabilir. Göllerde yapılacak alabalık avcılığında ise kan kurdu, kemik kurdu, leş kurdu, sinek larvaları, canlı ya da cansız içsu ve deniz balıkları hariç, her türlü yapay, doğal ve mamul doğal yem kullanılabilir.
Nuri ERTİK
31.01.12, 14:16
Hakan,
İlgili yasağın gerekçesinde sadece suların azalması ve dar alanda sıkışan balıkların kolay avlanması yok.
Doğal alabalıklarımızın çoğunluğu bilindiği gibi oldukça dar akarsularımızda bulunmaktadır. Tüm dünya ülkelerinde de olduğu gibi bu türün sadece yapay yem ile avlanılması suları azalmış kaynaklardan alabalıkların kolayca avlanmasının önüne geçecek bir uygulamadır. Ayrıca, doğal yem ile avlanan alabalıkların boy limitlerinin altında olması durumunda geri salınması halinde, çoğu kez yemi ve yemin içindeki olta iğnesini yutmuş olduklarından hayati yaralar almakta ve tekrar yaşama dönme şansları olmamaktadır.
Bana kalsa, göllerde de benzer yasağın konulmasını, hatta alabalık avcılığının farklı bir kategoriye alınıp, özel eğitim ve sertifika/kota şartının da konulması gerektiğini dahi düşünmekteyim , ama gerçekçi de olmak lazım.
İlgili konuda, (Fırat-Dicle alabalık avları ) senin mesajlarını görünce, "Bu konuda ustalar var iken bana düşmez" diyerek yorum yapmadım, dolaylı olarak başka konuda yorum yaptım.
Burada dahlim de bu nedenledir.
mhakanbasar
31.01.12, 14:31
Nuriciğim teşekkür ederim.O kısmı bilmeden atlamışım.3 numara döner kaşığın 3 kancasını birden ağzının içine alan 10 cm alabalıkları öldürmeden yada ağır yaralamadan nasıl geri salındığını biri bize öğretirse sorun yok :)
"Bana kalsa, göllerde de benzer yasağın konulmasını, hatta alabalık avcılığının farklı bir kategoriye alınıp, özel eğitim ve sertifika/kota şartının da konulması gerektiğini dahi düşünmekteyim" e en az senin kadar katılmaktayım.
ve iş Gerçekçi olmaya geldiğinde senin gibi takılıp kalmaktayım.
Selamlar sevgiler..
keşfetmekiçinbak
31.01.12, 15:00
Nuriciğim teşekkür ederim.O kısmı bilmeden atlamışım.3 numara döner kaşığın 3 kancasını birden ağzının içine alan 10 cm alabalıkları öldürmeden yada ağır yaralamadan nasıl geri salındığını biri bize öğretirse sorun yok :)
"Bana kalsa, göllerde de benzer yasağın konulmasını, hatta alabalık avcılığının farklı bir kategoriye alınıp, özel eğitim ve sertifika/kota şartının da konulması gerektiğini dahi düşünmekteyim" e en az senin kadar katılmaktayım.
ve iş Gerçekçi olmaya geldiğinde senin gibi takılıp kalmaktayım.
Selamlar sevgiler..
Takılma Sevgili Hakan,
Hep ileriye daha ileriye ... amatörsen ileriye ...
Önce hatırlayalım:
Akarsularda her türlü doğal yem kullanılarak alabalık avcılığı yapılması neden yasaktır? Doğal alabalıklarımızın çoğunluğu bilindiği gibi oldukça dar akarsularımızda bulunmaktadır. Tüm dünya ülkelerinde de olduğu gibi bu türün sadece yapay yem ile avlanılması suları azalmış kaynaklardan alabalıkların kolayca avlanmasının önüne geçecek bir uygulamadır. Ayrıca, doğal yem ile avlanan alabalıkların boy limitlerinin altında olması durumunda geri salınması halinde, çoğu kez yemi ve yemin içindeki olta iğnesini yutmuş olduklarından hayati yaralar almakta ve tekrar yaşama dönme şansları olmamaktadır. Bu nedenlerle akarsularımızdaki alabalık avcılığında sadece yapay yeme izin verilmiş olup, doğal yem ile avlanmak yasaklanmıştır.
Alabalık avcılığında kan kurdu, kemik kurdu, leş kurdu, sinek larvaları, canlı ya da cansız iç su ve deniz balıkları neden kullanılamaz? Özellikle doğal alabalık türleri hastalıklara karşı çok hassastır. Ülkemizde çok sağlıksız ortamlarda üretilerek elde edilen kurt ve larvaların kullanımı, doğal alabalık türlerine hastalık bulaştırması riski nedeniyle yasaklanmıştır. Ayrıca yemlik balık olarak avlaklara götürülen iç su ve deniz balıkların bu kaynaklarda yaşam imkânı bularak üremeleri ile bölgenin ekolojik dengesinin bozulması söz konusu olmaktadır.
Tüm dünya doğal alabalıklarına en yüksek derecede önem vermektedir. Ülkemiz bu konuda oldukça zaman kaybetmiş ve kaybetmeye devam etmektedir. Yapılan düzenlemeler ve kısıtlamalar daha güzel yarınlar içindir; bizim avladığımız ya da bildiğimiz türleri çocuklarımızında görüp avlması ya da görmesi içindir. Bu bağlamda söz konusu kural , oldukça radikal ancak olmazsa olmaz bir kuraldır.
Diyorsun ki "Bana kalsa, göllerde de benzer yasağın konulmasını, hatta alabalık avcılığının farklı bir kategoriye alınıp, özel eğitim ve sertifika/kota şartının da konulması gerektiğini dahi düşünmekteyim" o halde düşüncenin tersine değil düşüncen doğrultusunda önerilerde bulunman gerekli değil mi !
Alabalık avcılığında bir çok ülkede fly fishing yöntemi ciddi şekilde öne çıkarılmaya başlamıştır. Zira yakala bırak gerektiği durumlarda bu av yöntemi vazgeçilmez bir uygulamadır. Bizlerde bu kültürü umarım kazanırız. Aksi takdirde; - doğaya korumacı gözle bakmazsak- çocuklarımız avlayacak doğal balık bulamayacak.
Öyle ya da böyle bir şekilde fly fishing öğrenmiş ve benimle avlanmış şanslı bir adamsın. Her derede fly atarsın bence. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Fırat ve Dicle'ye gelecek olursak, her ikisinde de fly ile alabalık rahatlıkla aldım arkadaşlarımda döner kaşık ile. Sorun değil bizim insanımız başarır, her şeyi başarır yeter ki inansın ...
güncel...................
Yasin ÖZTÜRK
07.02.12, 14:13
Madem tebliğ değişiyor derneğe şimdilik üye olmasamda birkaç cümle eklemek isterim;
Çocukluğumdan beri Ankara ve etrafında avlanıyorum, o zamanlar kurtboğazı ve etrafındaki derelerde bol çıkan yayın, bıyıklı, kızılkanat, kasna, sazan şimdi yerine avcı balıklar yani turna ve tatlısu levreğine bırakmış durumda... Bu balıkları avlarken kullandığımız canlı yem yurtdışında bazı yerlerde yasak durumda, benimde bahsetmek istediğim konu CANLI YEMLE ilgili...
Eskiden turna avına giderken avlağın yakınındaki derelerde serpme ile gümüş yakalar sonra bu balıkları turna avında kullanırdık. Üreme dönemleri farklı olduğu için havyarlı olduklarını bilmeden gümüşleri turnalara kurban verirdik. Bir turna için en az birkaç gümüş katlederdik. Şimdi serpme kullanmayı bıraktık, bunun yerini olta aldı hem daha sportif hem çevreye saygılı...
Madem diğerlerinden bir farkımız olsun istiyoruz,
Madem çevreyi korumak istiyoruz,
Madem bilinçlenmek ve bilinçlendirmek istiyoruz,
Madem elimizde kalan türleri çocuklarımızda görsün istiyoruz
O zaman canlı yemle avlanmayı bırakmalıyız diye düşünüyorum, bu benim naçizane düşüncem ne dersiniz bilemem ama ne sularımız eskisi kadar temiz ne de yurdumuzda eskisi kadar çok tür var, duyarlı olacağınıza eminim... sağlıcaklıa
keşfetmekiçinbak
14.02.12, 23:08
Öncelikle şunu belirterek başlamak istiyorum. Bizler, sivil toplum örgütlü amatör balıkçılar kurallı ve sürdürülebilirlik çerçevesinde avlanmaya gönüllü doğaseverleriz. Devletimiz tarafından konulan kurallar yeterli olmadığı halde keyfi avlanma yapmayıp sürdürülebilirlik çerçevesinde tespit ettiğimiz eksiklikleri gönüllü olarak dile getirip kendi kendini kısıtlamış amatörleriz. Bu konunun ısrarla altını çizmek istiyorum. Bizler dedelerimizin, babalarımızın avladığı trofe balıkları avlayamıyoruz, çünkü kalmadılar yok oldular. Var olanlarda hızla tüketilmeye ve yok edilmeye devam ediliyor. Devlet kurallı ve sürdürülebilir amatör balık avcılığını desteklemek, korumak ve kontrol etmekle yükümlüdür. Bizler istiyoruz ki çocuklarımız bizim avlayamadığımız trofe balıkları avlayabilsinler.
Amatör Balık Avcılığını düzenleyen kurallar bilim adamlarımız tarafından yapılmış ve yapılacak çalışmalar referans alınmak suretiyle kesinlikle bilimin ışığında düzenlenmeli, uzun yıllar verilerine göre ve gerektiği durumlarda ivedilikle revize edilmelidir. Amatör ve Ticari avı düzenleyen Tebliğlerde kurumsal ve bireysel girişimlerin balık popülâsyonu üzerindeki baskısı net ve açık olarak hissedilmektedir. Üreme boyları tamamen bilimsel olup, bilimsel veriler ışığında boy, kg ve zaman yasaklamaları uygulanmalıdır.
Kural koymakta karşılaştığımız sıkıntılar var evet ancak mevcut kuralların uygulamasında ve kontrolünde maalesef çok büyük bir boşluk var. Yeni kurulan Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün kadroları koruma ve kontrol açısından oldukça yetersiz. Bu kadrolar kesinlikle desteklenmeli ve bir yeniden yapılandırma sürecine girilmelidir. Koruyamayıp kontrol edemiyorsanız kural koymanın sadece ve sadece kurallı avlanan gerçek amatörleri cezalandırmaktan öte gitmeyeceği aşikârdır ve bugüne kadar da bu genellikle hep böyle olmuştur.
Ülkemizde gerekli alt yapı ve düzenlemeler yapılmadan amatör balık avcılığı herhangi bir belge ya da ruhsata bağlanmamalıdır. Türkiye genelinde herhangi bir stok tespiti yapmadan, koruma ve kontrol faaliyetlerini ve amatör tebliği ideal seviyesine çıkarmadan amatör balık avcılarının belgelendirme işlemi kesinlikle yapılmamalıdır. Yukarıda öngördüğümüz ve benzeri çalışmalar yapılmadan uygulamaya konulacak her hangi bir belgelendirme ya da ruhsatlandırma çalışması gelişmekte olan Türk amatör balık avı kültürüne kesinlikle zarar verecektir. Biz amatör balıkçılara bir kazanç kapısı gözüyle bakılmasını hoş görmüyoruz. Ancak ve ancak yeterlilik derecesine sahip resmi eğitim kurumları tarafından verilecek eğitimler ve ciddi bir ölçme değerlendirme sistemi sonucunda sembolik ücretler ile belgelendirme çalışması yapılması bir tercih sebebi olabilir. Eğitim her aşamada gereklidir. Ancak kara avında olduğu gibi bir eğitim ve ruhsatlandırma çalışmasının tamamen karşısında olduğumun altını çizmek istiyorum.
Ayrıca ilgili Genel Müdürlüğümüzün amatör balık avı ve rekreasyonel balık avcılığı ile ilgili çalışmaları malesef çok kısıtlıdır. Oysaki aynı kurum ticari avcılık ve su ürünleri yetiştirilmesi ile ilgili birçok çalışmaya imza atmaktadır. Amatör Balık Avcılığı hobisi yıllardır üvey evlat muamelesi görmektedir. Bu ülkede yaşayan her insan potansiyel amatör balık avcısıdır ve filen bu hobiyi yapanların sayısı azımsanmayacak ölçüdedir. Bu hobi devletin çizdiği kurallar çerçevesinde ve yine devletin kontrolünde sürdürebilirlik ilkesine doğru orantılı olarak yönetilmelidir. Biz sivil toplum örgütlerinin de çabası bu yöndedir. Devletimize destek olabilmek ve taşın altına elimizi sokmak için hazır vaziyette beklemekteyiz. İstiyoruz ki devletimizde bizimle öz evladı gibi ilgilensin.
Balıkların yumurta döktüğü periyoda denk gelen zaman yasaklamaları mutlaka bilimsel veriler ışığında ve avlak bazında yapılmalıdır. Örnek verecek olursak Sazangillerin zaman yasaklarını Türkiye genelinde tek bir tarihte sınırlarken daha sonra bölgeler halinde yasaklama kararı alınmıştır. Bu karar olumlu bir adım olarak kabul edilse de malesef arkası gelmemiştir. Aynı bölgede aynı zaman yasaklarına tabi iller arasında farklılıklar olduğu gibi bazı illerimizdeki zaman yasakları balık yumurtasını attıktan çok sonra kalkmaktadır. Konu hakkında TÜBİTAK ve üniversitelerimizdeki hocalarımızın yaptığı kısıtlı da olsa araştırmalar vardır. Öncelikle bu araştırmaların referans olarak alınması ve bununla yetinmeyip üniversitelerimizin bu konuda devletin ilgili kurumlar tarafından desteklenmesi gerekmektedir. Her nasıl olursa olsun bir avlağın yasak zamanı ve limitleri bilimsel veriler ışığında ele alınmalıdır.
Doğal alabalık avcılığı zaman kısıtlamaları genel geçer bilgilere göre yerleştirilmiş olup tüm Türkiye için geçerli olan avlanmaya yasak olan zaman dilimi ( 1 Ekim – 31 Mart ) gözden geçirilmeli ve avlak bazında zaman yasağı koymak için çalışmalar bir an önce başlatılmalıdır. Ülkemizin coğrafi konumundan daha kuzey paralellerde olan ülkelerde ( örneğin İngiltere ve İskoçya ) uygulanan zaman yasakları alabalığın türü ve avlağa göre farklılıklar göstermekte ve buralardaki en uzun zaman yasağı dilimi şu an ülkemizdeki uygulama ile birebirdir. Daha kısa olan ( örneğin 18 Ekim 14 Mart vb ) zaman yasakları da mevcuttur ( Britanya ). Doğal alabalık avcılığını tüm Türkiye’de tek bir yasaklama diliminde ilan etmek belki pratik bir uygulamadır ancak amatörlerin avlanma hakkı göz önüne alındığında bu yasak bilimsel temellere oturmamakta ve avlanma süremizi mevsimsel olarak daraltmaktadır. Bu konuda ivedi olarak bilimsel çalışmalar yapılmalı ve yanlışlarımız düzeltilmelidir. Yapılacak olan ciddi araştırmalar neticesinde ülkemizde birçok doğal alabalığın şubat sonu itibariyle yumurtasını dökmüş olacağı bulgularına ulaşılacağı neredeyse kesindir. İdeal olan yasaklama aynen gelişmiş ülkelerde olduğu gibi avlak( göl, baraj, dere ) bazında bilimsel çalışmalar neticesinde yapılmalıdır.
Ülkemizde bir başka sıkıntı yerel yönetimlerin başvurusu üzerine balık avcılığı/ balık stokları vb unsurların dışında tamamen yerel halkın özel talebiyle yasaklanan avlaklar hususudur. Benzer uygulamalar maalesef devlet kurumlarının talepleri ile de yapılmaktadır. Balık avı sadece ve sadece bilimsel veriler ışığında serbest olmalı ya da yasaklanmalıdır. Bir örnekle somutlaştıracak olursak Antalya ili Köprü çay suyunun ava çok müsait olan belirli bir kısmında balık avı yasağı vardır. Bu uygulama sadece ve sadece yöredeki turizm şirketlerinin talebi ile konulmuş ve rafting yapanların lehine bir yasaklamadır. Bu yasak rafting yapanların konforu için konulmuş bir yasaktır. Ancak işe turizm yönünden bile bakacak olursak balık avlamaya gelenlerin sağlayacağı ekonomik katkı burada göz ardı edilmiştir. Kaldı ki yasak sadece bilinçli amatör balık avcıları için geçerli olup yerel halk ve ziyaretçiler ağ ve benzeri malzemeler ile özellikle geceleri alabalık avı yapmaktadır. Yasak olan bölgede ciddi şekilde katliam derecesinde kaçak / illegal avcılık yapılmaktadır. Tarafımızdan yapılan ziyaretler sırasında bu bilgiler birebir görerek ve yaşayarak elde edilmiştir. İşte bu örnekte vermeye çalıştığımız gibi ülkemizin çeşitli yörelerinden gelen, doğal hayatın korunması, stok tespiti neticesinde balık popülâsyonunun çoğalması ve benzeri bir sebepten değil de sadece özel istekler üzerine yapılan yasaklamaları yanlış ve yanlı bulduğumuzu ifade ediyoruz. Bu örnekte olduğu gibi yasaklanan her yerin tekrar değerlendirilerek kontrollü bir şekilde ava açılmasını talep ediyoruz. Köprü çay örneğine dönecek olursak. Bir faaliyet gerçekleştirilirken diğer faaliyetin geçici olarak yasaklanması uygulaması pek ala yapılabilir. Buradaki önerimiz ise gündoğumundan sabah saat 10.00 a kadar balık avının serbest raftingin yasak olması, 10.00 – 17.00 arasında rafting nedeniyle balık avı yasağı uygulaması yapılması 17.00 dan dan gün batımına kadar raftingin yasaklanması amatör olta balıkçılığının serbest bırakılması olacaktır. Bizler, amatör balıkçılar olarak, koruma ve kontrollerin, sıkı denetimlerin sağlandığı bir ortamda boy/kg/adet ve zaman yasaklarına harfiyen uyulan bir ülkede daha fazla yasağa ihtiyaç duymadan refah içinde hobimizi ifşa edebileceğimize inanıyoruz. Yeter ki devletin ilgili kurumlarına yeterli desteği ve sivil toplum örgütlerinin katkısı ile ciddi bir koruma ve kontrol mekanizması geliştirilsin.
Diğer bir husus özellikle alabalık avcılığına yasaklanan dereler başta olmak üzere, ava kapatılan sulara gerçek amatörler gitmemektedir. Bilindiği üzere sivil toplum örgütlü olsun olmasın, gerçek bir amatör gördüğü illegal avcılığı derhal güvenlik güçlerine bildirmektedir. Ava kapatılan sular bu bağlamda çok ciddi güvenlik zafiyeti vardır. Çünkü devlet bir suyu amatör balık avına kapatır ve o suda yeterli koruma kontrol faaliyete yapmazsa yasaklanan bu avlak katliamcıların sıklıkla uğradığı bir yer halini almaktadır. Basit bir örnek verecek olursak Yedigöller deresi yılardır ava kapalıdır. Ancak Yedigöller deresinde katliam ve illegal avcılık yıllardır devam etmektedir. Sularımızı kontrollü olarak ava açmak ve amatörleri kontrollü olarak bu avlaklara yöneltmek bu bağlamda ciddi bir koruma faaliyetinin başlangıcı olacaktır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Yasal İşlemler ve Yasak Kararları
Koruma ve kontrolle görevli olanlar
MADDE 18 – (1) Tarım ve Köy işleri Bakanlığı teşkilatında ve Bakanlığa bağlı su ürünleri ile ilgili teşekküllerde su ürünlerinin, deniz ve iç suların koruma ve kontrolü ile görevlendirilen personel ile emniyet, jandarma, sahil güvenlik, gümrük ve orman muhafaza teşkilatları mensupları, belediye zabıtası amir ve mensupları, kamu tüzel kişilerine bağlı muhafız, bekçi ve korucular ile emniyet ve*” jandarma teşkilatının bulunmadığı yerlerde” köy muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri koruma ve kontrolle görevlidir.
* Ülkemizde emniyet teşkilatının bulunmadığı her yerde Jandarma teşkilatı mevcuttur.
(2) Koruma ve kontrolle görevli olanlar, Su Ürünleri Kanunu kapsamına giren kabahatler hakkında tutanak tutmak, kabahatte kullanılan istihsal vasıtalarına ve elde edilen su ürünlerine el koymak, Su Ürünleri Kanununun Ek 3 üncü maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde idari para cezalarını kesmekle vazifeli ve yetkilidirler.
Koruma ve kontrol ile sorumlu olan kurumlarımız ve personeli Tebliğ ve uygulamak zorunda oldukları yükümlülükler hakkında yeterli bilgi sahibi değillerdir. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün bakanlık vasıtasıyla bu kurumlar nezdinde bilgilendirme ve eğitim çalışması yapması oldukça faydalı bir başlangıç olacaktır.
Ayrıca amatör tebliğler sivil toplum örgütlerimiz tarafından bastırılıp kitapçık haline dönüştürülmek suretiyle ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Son olarak 2/2 numaralı amatör tebliğ çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından kitapçık haline getirilmiş ve 100,000 ‘in üzerinde kitapçığın dağıtımı başarıyla gerçekleştirilmiştir. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nden benzer ve değişik eğitim ve bilgilendirme faaliyetler yapması beklenmektedir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM / İç sularda amatör avcılık madde 10
İçme suyu rezervuarlarında, akaryakıt ile çalışan kayık, motor ve benzeri araçların kullanılması ve su alma noktasına 300 metreden daha yakın yerlerde su ürünleri avcılığı yasaktır.
İç sularda akaryakıtlı akaryakıtla çalışan tekne bot motor kullanımı Tebliğ ile serbest bırakılacak uygulama değildir. Bu yasak ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın düzenlemekte olduğu Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ile düzenlenebilir. Akaryakıtla çalışan ve genel olarak 4 zamanlı olarak tabir edilen çevreci su motorlarının iç sularda kullanımı birçok Avrupa ülkesi ve Amerika’da serbesttir. İlgili bakanlık bünyesinde çalışma yapılarak, minimum kirletici özelliği olan motorların belirlenerek içme suyu rezervleri dâhil olmak üzere kullanımlarının iç sularda serbest bırakılması gerekmektedir. Zira kirletici unsurlar göz önüne alındığında söz konusu çevreci motorların vereceği olası zarar şu anda istisna ile serbest bırakılmış birçok unsurdan çok daha azdır ( bakınız Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ). Avlak çevresindeki tarımsal faaliyetler bile çevreci olan bu motorlar ile kıyaslanmayacak derecede sularımızı kirletmektedir. Hal böyleyken akaryakıt ile çalışan çevreci motorları akaryakıt ile çalışan ve çevreyi kirleten motorlar ile eş tutmak çok büyük bir eşitsizlik olarak ön plana çıkmaktadır. Bakanlığımız bu sorunun çözülmesi için biz amatörlere ön ayak olmalıdır.
Ticari Tebliğ ile Amatör Tebliğ arasındaki tutarsızlıklardan bir örnek: Doğal alabalık avlanması hususunda ticariye limit yok, ancak amatöre 3 adet/gün ile sınırlı. Yayın balığı ticariye sınırsız, amatöre 1adet/gün şeklinde sınırlı. Söz konusu türlerin azaldığı varsayılıyorsa ticari ava yasaklanmalıdır. Amatör avcılık aynen kalabilir, amatör avcının doğa için tehdit oluşturmadığı artık yalın bir gerçek. Doğa için tehdit oluşturanlar denetimsizlikten güç alan amatör kılığına bürünmüş bohçacılardır.
Balık avcılığını özendirmek ve amatörler arasında kaynaşma sağlamak vb. gibi birçok amacı bünyesinde barındıran ve sportif balık avı yarışması olarak adlandırılan yarışmalar bakanlık tarafından mutlaka bir kurallar manzumesine bağlanmalıdır. Sportif balık avı yarışmalarında canlı yem kullanımı kesinlikle yasaklanmalıdır.
Aslında daha uzun yazacaktım ancak son gelişmeler neticesinde görüşlerimin bu kadarını yazıya dökebildim.
Saygılarımla dikkate alınmasını rica ederim.
Ticarinin sıkı bir denetimle düzenlenmesi, direk olarak amatörü koruyacaktır. Çünki ticariler şu anda benim torunumun çocuğunun tutması gereken balığı tutuyorlar. Dünya umurlarında değil. Tabi ki yasakları korumak yasayı yapmaktan defalarca zor. Esas mesele budur.
Erhan KIZILTAŞ
15.02.12, 09:39
Ticarinin sıkı bir denetimle düzenlenmesi, direk olarak amatörü koruyacaktır. Çünki ticariler şu anda benim torunumun çocuğunun tutması gereken balığı tutuyorlar. Dünya umurlarında değil. Tabi ki yasakları korumak yasayı yapmaktan defalarca zor. Esas mesele budur.
Hasan abi bence bu konuda çok haklısın ancak ben biraz daha katı kurallar konulması taraftarıyım. Mesela iç suların balıklarını yiyen insan sayısı yok denilebilecek kadar az olan güzide ülkemizde neden iç sularda ticari amaçlı balık tutuluyor bunu da anlamış değilim. Ticari avcılık yapanlar kusura bakmasın ama bu olay böyle devam ettikçe iç sularımızda ne balık ne kurbağa ne kerevit ne de bitki kalacak. En azından 1 veya 2 avlak hariç geriye kalan iç sular için 3 sene 5 sene gibi bir yasak getirilirse de kâr kârdır. Bu konu üzerinde gerçekten düşünülmesi gerekir diye düşünüyorum..
M.Serkan İNANÇ
25.06.12, 22:35
Değerli dostlar,
04.09.2010 tarihinde forumumuzda Sayın H.Hüseyin KÜLEK tarafından açılmış bu aşağıdaki konu hakkında son düşünceler varsa almak isteriz.
http://www.oltacilar.com/2-2-tebligimizi-yeniden-duzenleyelim-t8400.html?&highlight=tebli%F0
Biz OLTACILARDER üyeleri olarak bu konu ile ilgili forumun OLTACILARDER üyelerine özel bölümünde enine boyuna aylarca tartıştık hatta bir kaç defada toplanıp tek tek maddeler halinde ele aldık.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı' nın 27.12.2011 tarihli derneğimize göndermiş olduğu yeni tebliğ görüş talebi sonrasında Ankara ODTÜ de;
AVRASYA-DER
KÖROĞLU-DER
MOROBDER
OLTACILARDER
RASTGELE-DER
SİNABDER
temsilcileri bir araya gelerek gerekçeleri ile müşterek bir görüş / öneri oluşturup Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı' mıza OLTACILARDER olarak 02.04.2012 tarihinde 30 sayfalık bir cevap yazarak gerekçeleri ile görüşlerimizi dile getirdik.
Nihayetinde yeni tebliğ için sona yaklaşıyoruz değerli dostlar.
Gıda Tarım ve Hayvanclık Bakanlığı' nın 22.06.2012 tarihli yazısı ile yeni tebliğ değerlendirme toplantısına diğer sivil toplum kuruluşlarından olduğu gibi derneğimizdende bir temsilci istediler.
28 Haziran 2012 tarihinde Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Toplantı Salonunda gerçekleştirilecek değerlendirme toplantısında mutlaka dile getirmemiz gereken hususlar varsa biran önce bekliyoruz.
Saygı ve selamlarımla,
M.Serkan İNANÇ
OLTACILARDER Yönetim Kurulu Başkanı.
Sevgili başkan: Tüm hatlarıyle 3/1 tebliğ büyük gürültülerle zaman zaman yüksek gerilimlerle 20 hazirandan beri devam ediyor. yasaklar, balık boyları, gırgırların avlanma derinlikleri, ağ göz açıklıkları vs vs inşallah iyi neticeler çıkar da 3/2 de buna bakarak nasiplenir. 02/04/ 2012 de gönderilen 30 sayfalık görüşlerin dersini çalışmış ve bu 30 sayfayı savunacak bir kardeşimizin orada olup görüşlerimizin arkasında olması daha da isabetli olacaktır. Değerli oltacı kardeşlerim kendi fikirlerini de burada açıklarlarsa toplantıda hedefler daha belirgin hale gelecektir. Tüm Amatör kardeşlerime bu tebliğin hayırlı uğurlu olmasını dilerim. sevgiler ve selamlar.
M.Serkan İNANÇ
25.06.12, 23:48
02 Eylül' de keşke şu şöyle olsaydı deme şanşımız olsada bu işi o aşamaya bırakmamak lazım diye düşünüyorum.
Yıllardır bir çok amatör balıkçılık ptatformunda yazılır, çizilir.
Bende dahil bir çok defalar bu platformdada dile getirdik.
2/2 Tebliğ ile ilgili hakaret boyunda mesajlar okuduğumu bilirim.
3/2 Tebliğde bunlar olmasın diye çalışıyoruz.
Hep beraber oluşturalım dedik.
Saygılarımla,
Mustafa DEDEMLİ
26.06.12, 00:09
Ben öyle uzun uzun yazmak istemiyorum.Arkadaşlar gerekli bilgileri yazmışlar.
Ben sadece diyorum ki "yeni tebliğ lütfen 4 yıllık olmasın"
M.Serkan İNANÇ
26.06.12, 00:12
Ben öyle uzun uzun yazmak istemiyorum.Arkadaşlar gerekli bilgileri yazmışlar.
Ben sadece diyorum ki "yeni tebliğ lütfen 4 yıllık olmasın"
Kısa ve öz... Gayet güzel Mustafa abi.
Bu dediğin önerilerimizde var. Diğer arkadaşlardanda çok acil sıkıntıları istiyoruzki dile getirebilelim.
Sahin_Cimi
26.06.12, 13:19
Merhaba Başkan..
İlk ve Tek Kural Şu Olmalı.
Türkiye Cumhuriyetinin Hiç Bir Yerinde Tek Olta Makinesi Yada Makara ve 2 iğne ile avlanmak yasak olmamalı! Açık ve Net. Bunun şartı şurtu yeri olmamalı. Havuza bile atılabilmeli..
Yaşadığımız olaylar gösterdi ki, en ufak bir yasak yerel güçlere büyük uygulama yetkililere veriyor..
Saygıyla..
Sahin_Cimi
26.06.12, 13:20
Merhaba Başkan..
İlk ve Tek Kural Şu Olmalı.
Türkiye Cumhuriyetinin Hiç Bir Yerinde Tek Olta Makinesi Yada Makara ve 2 iğne ile avlanmak yasak olmamalı! Açık ve Net. Bunun şartı şurtu yeri olmamalı. Havuza bile atılabilmeli..
Yaşadığımız olaylar gösterdi ki, en ufak bir yasak yerel güçlere büyük uygulama yetkililere veriyor..
Saygıyla..
Ticari amaçlı kiraya verilen gölet ve barajların süreleri 15 .20 yıl olmamalı... Kiralayan vatandaşlar, komik rakamlarla 20 yıl gibi bir süre içinde bulundukları alanı talan ediyorlar...Üstelik sen bir olta attınmı gelip başına dikiliyorlar... Bu tür gölet ve barajların, 3 yıl ticariye açık 3 yılda ticariye yasak olması gerekli.. Olta balıkcısına her zaman tek olta serbest sezon zamanlarındada şimdiki olduğu dört oltaya müsade edilmeli..
baskentli1
26.06.12, 14:31
Akaryakıtlı motorların kullanılabileceği yerler kara avında belirtildiği gibi açıkça belirtilmeli....
Kamil Metin
26.06.12, 16:27
Ticari amaçlı kiraya verilen gölet ve barajların süreleri 15 .20 yıl olmamalı... Kiralayan vatandaşlar, komik rakamlarla 20 yıl gibi bir süre içinde bulundukları alanı talan ediyorlar...Üstelik sen bir olta attınmı gelip başına dikiliyorlar... Bu tür gölet ve barajların, 3 yıl ticariye açık 3 yılda ticariye yasak olması gerekli.. Olta balıkcısına her zaman tek olta serbest sezon zamanlarındada şimdiki olduğu dört oltaya müsade edilmeli..
gürkan kardeş,imizin dediğine tamamen katılıyorum, ticari amaçlı kiraya verilen yerlerin kesinlikle uzun süreli verilmemeli, ve hatta göletlerin kesinlikle verilmemesi lazım, barajlara gelince belirli bir yüz ölçümüne göre ayarlanmasında,da fayda olacağını düşünüyorum,
aslında kara avına verilen önem, sanki olta blıkcılığına verilmiyor gibi çünkü kara avında jandarma veya herhangi bir yetkili, eline silah alıp doğaya çıkan her vatandaşa önce ruhsat sonra av belgesi kesinlikle soruyor, vatandaş av yapsın yada yapmasın bu bir gerçek, peki her su kenarında elinde olta olan bir vataşa, amatör olta balıkcığına gönül vermiş veya vermemiş bir belge sorulmuyor.? o zaman bu gibi durumlarda,da ya tarım orman bakanlığından veya su işleri müd,den bir belge, veya olta balıkcılığına gönül vermiş herhangi bir derneğe kayıt belgesi yada kimliği sorulmalı, kontrollerde daha sık yapılmalı,
Musa ERCİYAS
26.06.12, 17:34
Okadar yazıldı çizildi fakat bakıyorum,konuya yazan üç beş kişi haydi arkadaşlar,öneriler
düşünceler nelerdir.:confused:
başkanım ustalarında dediği gibi kiraya verilen yerler sanki vatandaşın tapulu malı gibi hareket ediliyor. ama biz elimize bir olta alıp avlağa indiğimizde aslan kesiliyorlar sanki. bu tip avlaklarda belli belge yada dernek üyelerine bir parantez açılamazmı.yani kiraya verilmiş bir avlakta ben gidip oltacılarder vb üyesi olarak avlanmak istiyorum.
gecenbiryere gittim kapıda balık tutmak yasak dediler işin tezatı kocaman pankart acmışlar canlı balık içeride diye bize yasakta işletenlere değilmi:mad:
B.Erkan ERTİK
26.06.12, 19:56
Denizde yapılan zıpkın avı ile ilgili daha ayrıntılı bilgilere yer verilmeli. Zıpkınla avlanmanın amatör balıkçılık olduğu altı çizilerek belirtilmeli ve bu şekilde avlanılan balıkların vb. satışının yasak olduğu net ifadelerle tebliğde yerini almalı. Zıpkınla yakalanması yasak türler de net olarak tebliğde yerini almalı.
Kamil abiyle bu konuda bende hem fikirim.
1-
Ülkemizde ne balığa nimet gözüyle bakılıyor nede avcılığı konrol altına alınıyor amatör balık avcılığı kesinlikle her eline olta alıp su kenarına gelmeyle yapılcak kadar basit olmamalı, halen bakanlıkca verilen Amatör balıkçılık belgesi zorunlu hale gelmeli, yani nasıl tavşan, keklik, v.s. avlayacak kişi eline silahı alıp belgesiz avlanamıyorsa sazan, levrek, turna hatta istavritten kalkana kadar hiç kimse eline oltayı alıp belgesiz avlanamamalı.
Belki birçok kişiye bu çok gaddarca gelebilir fakat unutmayalımki bugün olmazsa başka bir gün mutlaka bu iş bu hale gelecek ama bizim isteğimizle ama uyum yasalarınca.
Yani bu işin sularımızdaki canlı kaynaklar tükenmeden bir an evvel yapılması hepimizin ve sucul yaşamın yararınadır.
Tabi bu belgenin verilme yetkiside ilgili STK larca usulüne uygun ve kısa bir eğitimin sonunda kişilere verilmesi daha isabetli olacaktır.
2-
Amatör balık avcılığı ile ilgili tebliğ iki yılda bir mümkünse her yıl gerekli düzeltmeler yapılarak yenilenmelidir şöyleki;
Çevreyle ve canlıların yaşamıyla ilgili kuralları normal bir yasa gibi uzun yıllar geçerli kılmak ilgisiz kalarak türlerin yaşamını tehlikeye atacaktır.
3-
Kiraya verilmesi planlanan baraj veya göller ile ilgili stok tespit çalışmaları titizlikle yapılmalı ve kiralama süreleri 5 yıl ile kısıtlanmalı, kiraya verilen alanlarda tebliğe uyularak yapılan amatör avcılık serbest bırakılmalı.
Tek şart öneriyorum; tebliğlere uygun avlanmayanlara uygulanacak cezanın tamamı (Kanun ve tebliğe uygun olmak şartıyla.!) ceza kesenlere ikramiye olarak verilsin. Ama!!! kudretini bilinçsizce, haksız yana kullanana da para cezası verilsin.... Bakın herkes yetki ve cezasını nasıl öğreniyor...
Rastgele...
Mustafa DEDEMLİ
26.06.12, 23:56
Arkadaşlar bu tebliğ bizim geleceğimiz.
Lütfen sıkıntıları,olması gerekenleri ve istediğiniz değişiklileri yani yanlış olduğunu düşündüğünüz maddeleri yazınız.
Bence önemli olan bir konuda avlakların güvenliği, bu konuyu çok ciddiye alıp kolluk kuvvetlerine ciddi sorumluluk vermek gerekir. Jandarma veya Polis Karakoluna gelen en ufak bir şikayetin( tırıvırı kullanımı, ağ kullanmak, yasak zamanda av gibi) bir cinayet , hırsızlık olayı gibi ciddiyetle takip edilmesi gerekir. Özellikle göllere bir iki kez ağ gerilmesi balıkları bitirmekte ve en az 3-5 yıl o avlak düzen tutamamaktadır.
Kamil Metin
27.06.12, 16:03
Tek şart öneriyorum; tebliğlere uygun avlanmayanlara uygulanacak cezanın tamamı (Kanun ve tebliğe uygun olmak şartıyla.!) ceza kesenlere ikramiye olarak verilsin. Ama!!! kudretini bilinçsizce, haksız yana kullanana da para cezası verilsin.... Bakın herkes yetki ve cezasını nasıl öğreniyor...
Rastgele...
yakup bey ben sizin konuya iyi niyetle yaklaştığınızı biliyorum, ama bizim ülkemizde bu kuralı uygulamaya kalkarsan bu defa iş farklı boyutlara gelebilir, çünkü para tatlıdır o zaman cezayı hak edenede kesilir hak etmeyenede bir formül bulunur onada kesilir, işte o zaman olay temel fıkrasına döner,;) bisikletiyle işe gidip gelen temele polis kafayı takmış ama her defasında temel kurallara uygun davrandığı için cezayı yazamamış, temel bir gün eşinide arkasına almış gezerken polis yapışıyor işte şimdi cezayı yedin diyor, temel bisikletin iki kişilik olduğunu iddia ediyor polis siz üç kişisiniz diyor meğer eşi hamileymiş polis çocuğuda saydığı için cezayı kesmiş. yani bu adamlar, yanımızda olmasada aklımızdakine yine yazar, bence birde tam tersini düşünelim, görevini tam yapmayana birde ceza kesilirse belki daha farklı olur, tek yapılacak olay denetim denetim SAYGILAR,
M.Serkan İNANÇ
27.06.12, 17:15
.........
Gıda Tarım ve Hayvanclık Bakanlığı' nın 22.06.2012 tarihli yazısı ile yeni tebliğ değerlendirme toplantısına diğer sivil toplum kuruluşlarından olduğu gibi derneğimizdende bir temsilci istediler.
28 Haziran 2012 tarihinde Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Toplantı Salonunda gerçekleştirilecek değerlendirme toplantısında mutlaka dile getirmemiz gereken hususlar varsa biran önce bekliyoruz.
Saygı ve selamlarımla,
M.Serkan İNANÇ
OLTACILARDER Yönetim Kurulu Başkanı.
02 Eylül' de keşke şu şöyle olsaydı deme şanşımız olsada bu işi o aşamaya bırakmamak lazım diye düşünüyorum.
Yaşanan sıkıntıları düşünüp konu altına yarın sabaha kadar mutlaka ekleyiniz.
Toplantı yarın sabah 10:00' da başlıyor arkadaşlar.
Ben de yıllardır yasak olan göl ve göletlerin durumunu merak ediyorum.Örneğin göynük sünnet gölü,bu göl bildim bileli yasaktır neden bu yasak kalkmaz?neden koca gölden sadece orada ki otel müşterileri faydalanır?Eminim türkiyede böyle yıllardır yasak olan çok yer vardır.
M.Serkan İNANÇ
27.06.12, 22:10
Ben de yıllardır yasak olan göl ve göletlerin durumunu merak ediyorum.Örneğin göynük sünnet gölü,bu göl bildim bileli yasaktır neden bu yasak kalkmaz?neden koca gölden sadece orada ki otel müşterileri faydalanır?Eminim türkiyede böyle yıllardır yasak olan çok yer vardır.
Şuan o gölete olta atan yokmu sanki?
Tabiki var...
Yasak, bizim gibi kendini bilen doğa aşığı amatör olta balıkçılarına...
Teşhis doğru, tedavisinede inşallah bakacağız abiciğim. Orası ve ona benzer yüzlerce mekan var.
O civarlarda bile onlarcası var....
Sizlerden ricam üç beş yılda bir değilde sıkıntı olur olmaz forumdaki ilgili konulara mesaj yazarak farkında olmayanlarıda haberdar etmenizdir.
B.Erkan ERTİK
27.06.12, 23:05
Zıpkın olayı başkanım. Birde tüple dalış yaparak zıpkın kullananların cezalarının para cezası ile sınırlı kalmaması zira para cezası ile sınırlı kalınca adam 1 orfoz vb. balığı vurduğunda söz konusu cezayı kolayca ödeyeceğini bildiğinden devam ediyor, koruma kontrolle görevli şahıslar da sürekli aynı şahısları yakalamaktan bıkıyorlar ve bir süre sonra müdahale etmeyi bırakıyorlar bu durumlara.
Son dakika da aklıma gelen bir konuyu gündeme getirebilirsiniz. Nasıl trafikte Fahri müfettişler vardı. ki okadar çok faydası olmuştur. Aynısını Balıkçılıkta da uygulamanın faydası olacağı inancını taşıyorum. En azından güvenlik birimleri bu kişilerin kodlarını bildikleri için soru sorma zamanını kaybetmeden olay yerine intikali çabuklaşır. Bu konuda tebliğde bu madde gündeme gelirse ben şahsen müracaat edeceğim.
M.Serkan İNANÇ
28.06.12, 20:47
3/2 Numaralı Amatör Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ değerlendirme toplantısı bugün Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü toplantı salonunda 10:00-18:00 saatleri arasında
Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü
Orman ve Su İşleri Bakanlığı
Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu
OLTACILARDER
SİNABDER
KAMADER
AVRASYA-DER
KÖROĞLU-DER
ÇANOBDER
RASTGELE-DER
ESABDER
TUSOB
Güçlüler Av Bayi Sahibi (Turgay İNANÇ)
Balık Dostları Forum Sahibi (Bülent SEPETÇİOĞLU) 'nun katılımları ile gerçekleşti.
Daha önceden vermiş olduğumuz öneriler üzerinde durularak tebliğdeki son yıllarda konuşulan ve yazışılan hemen hemen tüm konular ele alındı. Yeni tebliğle birlikte ümit ediyoruzki amatör avclıkta yaşadığımız sıkıntılarda son bulur.
3/2 Numaralı Amatör Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ değerlendirme toplantısı bugün Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü toplantı salonunda 10:00-18:00 saatleri arasında
Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü
Orman ve Su İşleri Bakanlığı
Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu
OLTACILARDER
SİNABDER
KAMADER
AVRASYA-DER
KÖROĞLU-DER
ÇANOBDER
RASTGELE-DER
ESABDER
TUSOB
Güçlüler Av Bayi Sahibi (Turgay İNANÇ)
Balık Dostları Forum Sahibi (Bülent SEPETÇİOĞLU) 'nun katılımları ile gerçekleşti.
Daha önceden vermiş olduğumuz öneriler üzerinde durularak tebliğdeki son yıllarda konuşulan ve yazışılan hemen hemen tüm konular ele alındı. Yeni tebliğle birlikte ümit ediyoruzki amatör avclıkta yaşadığımız sıkıntılarda son bulur.
Tebliğ çalışmalarınız için teşekkürler.
Çıkacak olan tebliğ , herkese ve camiaya hayırlı olsun.
İlgi, bilgi, ve emekleriniz için nekadar teşekkür etsek azdır...
Yeni tebliğin tüm amatör balıkçılık camiasına ve doğa severlere hayırlı olmasını temenni eder ayrıca bizleri temsilen toplantıya katılan herkese teşekkür ederim.
Murat YENİÇERİ
29.06.12, 10:23
Emeği geçen ,bilgisini paylaşan ve bizi temsil edenlere teşekkürler,hayırlı olması dileğiyle....
Musa ERCİYAS
29.06.12, 16:49
Emegi geçen herkese teşekkürler yeni sürküler hayırlıugurlu olsun dostlarım..
benimde bir önerim olacak, kabul görür veya görmez, içme suyu havzalarında da benzinli motorlar serbest bırakılması, nedeni ise çok basit, bakı avında havanın değiştiğinde elektrikli motorlar dalgalı havalarda pek bir randıman vermiyorlar özellikle kesik köprü, kapulu kaya gibi devasa büyüklükte ve derinlikte olan barajlarda, can güvenliğinin ön plana çıktığı avlarda bence belli beygir büyüklüğündeki benzinli motorların su içme havzası dahi olsa serbest bırakılması veya elektrikli motorla benzilinin aynı anda kullanımı şeklinde bir düzenleme, yani benzinli motor yanında elektrikli motorun zorunlu tutulması gibi herkese rastgele
İçme suyu havzalarında Çok hassas davranılmalı. Benzinli motorların iki zamanlı olanları yakıta konan ölçüsüz yağı yakamıyor bu yağ egzosttan suya karışıyor. Ne kadar dikkat edilirse edildin benzin kaçakları, 4 zamanlı motorların keçelerinden sızan yağ partikülleri, devir daim suları bile içme suyu havzalarında tehlike yaratacak miktarlarda yabancı madde ihtiva etmektedir bu da göl suyuna karışacağından, içten yanmalı motorların buralarda kullanılması düşünülemez.
Not: konu ya ek veya ilaveler bu saatten sonra zaten düşünülemez. Konu bakanın önüne gelmiş durumda.
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2000-2026, Jelsoft Enterprises Ltd.