Alıntı:
GECEKONDU06 Nickli Üyeden Alıntı
Ankara’ya 20 km uzaklıkta bulunan Mogan gölü (Gölbaşı) ve devamındaki ona bağlı Eymir gölünde son zamanlarda yakalanan balıklar için bir çok kişi göle bilinmeyen birileri tarafından aşılama yapıldı ve eskiden burada yakalanan sazanlar ile şuanda yakalanan balıklar hiçte birbirine benzemiyor demektedir. (Benim edindiğim bilgiler resmi kayıtlara göre aşılama yapılmamıştır diyor..)
Bir iddiaya göre göle birileri İsrail sazanının bir türünü saldı ve salınan İsrail sazanı türü ile gölde bulunan yerli türün çiftleşmesi neticesinde değişik bir tür ortaya çıktı ve bu çıkan değişik tür yerli sazan değil de diğer türün özelliklerini daha fazla taşıdı ve hızla çoğaldı. Başka bir iddiaya göre ilçedeki sivrisinekle mücadele kapsamında göle sivrisinek larvalarını yok eden İsrail sazanı türlerinden birisi bilinçli olarak birilerince bırakıldı. Gölün çevresinde önceki yıllara göre şuanda sivrisinek bulunmamasının sebebi gölde bulunan ve sivrisinek larvalarını yemesi için oraya salınan balıklardır denilmektedir. Yıllar önce Özel Cevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilen Gölbaşı ilçesinde bulunan Gölde şuanda fazlası ile çıkan küçük balıkların türü konusunda yine duyduğum bir iddada bu balıkların Kızılırmak’tan Gölbaşı na su getirildiği zaman gelmiş olabileceğidir. (Bir çok kaynağa göre Kızılırmak deltasında da bu tür balık bulunmaktadır.) Aslına bakarsanız olabilirmi/olamazmı diye defalarca düşündüm ama İsrail sazanının gücünü bildiğimden dolayı bu soruya yanıt veremedim desem doğru olur. Çünkü devlet tarafından bilinçli veya bilinçsizce göl ve barajlarımıza salınan ve bir çok kişinin geçim kaynağı olan bu İsrail sazanı denilen mahlukla nasıl baş edilir diye büyük mücadaleler veren Uşak Sportif Olta Balıkçılığı ve Su Hayatını Koruma Derneği (USOBDER) ile Ege Üniversitesi(EÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Balıklı’ nın açıklamaları bir hayli ilginç.
Carassius balık ırkının, diğer balık ırklarıyla çiftleştirilerek çeşitlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Süleyman Balıklı, ``Çeşitlendirilen Carassius türü balıklar, zamanla Avrupa`daki çeşitli akarsu ve göllere bulaştı`` dedi.
Carassius`un değişik ve baskın bir üreme aktivitesi gerçekleştirdiğine dikkati çeken Prof. Dr. Süleyman Balıklı, sazan balığının yılda bir kez 300 bin yavru ürettiğini, Carassius`un ise yılda 8 kez ve her üremede yaklaşık 700 bin yavru meydana getirdiğini belirtti.
``Carassius`un erkeği, diğer sazan türlerini döller ve o sazan türünden oluşan balıkların tamamı kısırdır. Yani doğal olarak diğer sazan türünü kısırlaştırır. Ayrıca dişi istilacı balık başka ırkların erkekleri tarafından döllenebilir. Yani bu balıkla mücadele çok zor. Ancak yapılacak bilimsel çalışmalarla bu balık türünün dişisini kısırlaştırabilmek mümkün. Ekonomik değeri olmayan bu istilacı balık türünün yok edilmesi için bilimsel çalışma yapılması gerek. Tek mücadele yöntemi bu. Aksi takdirde diğer tüm balık ırkları kısa süre içerisinde yok olur.``
Erken yaşta üremeye başlayan Carassius`un boyu, 80 santimetreye ulaşabiliyor. Her türlü iklim şartına dayanıklı olup, oksijensiz ortamda hayatta kalabilen İsrail Sazanı, tuzlu suda bir süre yaşayabiliyor.
Sitemiz üyesi sevgili büyüğüm (osmanaltunel) Osman ağabeyimin Mogan (Gölbaşı) gölündeki doğal yaşam için yapmış olduğu mücadeleler bir çoğunuz tarafından bilinir. Şu sıralar yurt dışında çalıştığından dolayı çok sık aramızda bulunmayan Osman ağabey 2007 yılı içerisinde gölde meydana gelen balık ölümlerinden sonra yapmış olduğu araştırmaları bir başka platformda teferruatları ile dile getirmişti. (Kendisine ulaşabilirsem Gölbaşı hakkında Osman ağabeyimin edinmiş olduğu tüm bilgileri ilerleyen günlerde kendisinden müsaade alarak bu konuya aktarmaya çalışacağım.) Bu konuyla ilgili olarak hatırladığım kadarıyla hem video hem de kareler mevcuttu. Benim hatırladığım kadarı ile o günlerde gölde meydana gelen metan gazı patlamasından sonra oksijene daha fazla ihtiyaç duyan tür olan Turna balığı nesli gazın etkisi ile gölden silinmiş ama Turna balığına göre daha dayanıklı olan Kadife ve Sazan balıkları da bu olaydan etkilenmiş olmalarına rağmen azda olsa nesillerini devam ettirmişler di.
Gölbaşı gölünden önceki yıllarda yakalanmış ve karelenmiş sazan balığı resimleri mevcut olanlar bu konu altına o resimleri linkleyebilirlerse sevineceğim.
Sizce, Mogan (Gölbaşı) Gölünden son zamanlarda bir hayli fazla yakalanan aşağıdaki balıklar İsrail sazanının zamanla çiftleşerek kendine benzettiği bir türümüdür yoksa önceden bu yana Gölbaşı'nda bulunan yerli bir sazan türümüdür?
(gazilim) Ali kardeşimizin 2009/Eylül ayı içerisinde Mogan dan yakalamış olduğu balıklar.

Ali'nin yakaladığı balıkları andıran benim bulabildiğim bir kaç israil sazanı resmi.
Resimler. Wikipedi/akvaryum.com ve israquarium.co.il/Fish/IsraelFish linklerinden alıntıdır.


Son olarak unutmadan belirtmekte fayda olduğunu düşündüğüm bir olayıda sizlere aktarmak istiyorum.
Yıllar önce Kurtboğazı Barajına sazan avlamaya gittiğimizde şayet kayda değer bir balık yakalayamazsak dönüşte eskiden Susuz Göl olarak bildiğimiz ama şuandaki ismi ile Göksu Parkına uğrar ve oraya olta sallardık. Susuz gölünde önceki senelerde avlananlar varsa bilirler. Gayet iri sazanlar çıkardı ama benim fikrimce birazcık kokardı oranın sazanı.
Buda size yıllar önce Kurtboğazı Barajından dönüşte uğrayıpta olta salladığımız şuandaki Göksu parkından yakalanmış bir kaç sazan ve sonrasında tarafımızdan yakalanan iki adet Koi resmi


Türkiye'deki balıklandırma çalışmalarının tek elden yürütülerek kontrollerin artırılmaması halinde tüm göletlerin istilaya uğrayacağı kesin ve nettir.
(Biz Göksu parkından 22 Temmuz 2008 ve 24 Temmuz 2008 tarihlerinde Pacu cinsi akvaryum balığıda yakalamıştık ama onun dışında Göksu'dan Alabalık ve Koi ile Sazan çiftleşmesinden meydana gelen türlere ait yakaladığı balıkların resimlerinide ilerleyen zamanlarda (ERDEM) Erdem kardeşim bu konuya koyacaktır. (Nasıl olsa orada Alabalık popülasyonunun fazla olmadığı kesinlik kazandı  )
Ankara’daki yapay gölden pirana çıktı - Hürriyet

 
|
Arkadaşlar burada net çok zayıf olduğu için forumları takip edemiyorum ara arada olsa girbiliyorum dün serkandan bir mail aldım bu sabah ancak birkaçyüz denemeden sonra mailini açabildim ve konuyuda bu sayede öğrendim.
Net gitmeden benimde aklımda olan bir kaç soruyu ve cevabını kendimce cevaplamaya çalışacağım.
Arkadaşlar izine geldiğimde bende uzun aradan sonra bir sazan avı yapalım dedim ve balığa gittik macerasını yayınlamıştım fazlacada o konuya girmeden hemen konuya girmek istiyorum malum net gitmeden bir şeyler yazabileyim bu avımda yüzlerce balık yakalamıştım ama eve götürecek büyüklükte pek olmadığı için iade etmiştim bu yakalıdığım balıklardan bende şüphelenmiştim ama geçen bu süre zarfında kendimce bazı ihtimaller ürettim.
Birinci ihtimalim şuydu balık geçen yıllarda yok olma aşamasına gelmişti ve yeni yeni üremeye başladı balıkların çok ve küçük çıkmasının nedeni bu olabilir henüz büyümeden yakalanması ve çok yaklanmasından dolayı bizi israil sazanı olma ihtimalini ön plana getiriyor olabilir ama yıllardır burada yaşayan balıklardan pek ayırt edemedim ben.
İkinci ihtimal yine bence dedim belki bu olumsuz şartlarda yaşayabilmek için mutasyona uğramaya başlamış olmaları ihtimali.
üçüncü ihtimal de birileri bilgi dışında buraya israil sazanı atmış olabilir bunu yapabilecek insanlarında olduğunu biliyorum oda bu işten gölbaşında ekmek yiyenler tabii bunu tüm bu işten ekmek yiyenlere mal etmekte istemiyorum içlerinde çok değerli ve duyarlı arkadaşlarımda var ama sorumsuzlarda çok.
Çünki buraya aynalı sazanda attıklarını pislikten dolayı üreyemediklerini biliyorum bunlardanda atmış olabileceklerini sadece tahmin ediyorum.
Dördüncü ihtimal ise kızılırmaktan gelen suyla taşınmış olabilecekleri.
Benim görüşüm de ağır basan azda olsa mutasyona uğramaya başlayan çok tutulması ve küçük olmaları nedeni ile bizlerin gözlerimizin yanılmış olma ihtimali bunun en kesin ve net söylenebilecek sonucunu dna testi yapacak bir profesörün vereceği cevap olabilir ama yıllardır tuttuğumuz balıklardan küçüklüğü dışında ben pek bir şey göremedim zaten dediğim gibi fazlacada inceleme şansım olmadı bir sefer balığa gittim izinde ve ertesi günde libyaya döndüm bu yüzden fazla gözlemlerim olmadı.
Net gitmeden hemen bu yazıyı göndermek istiyorum yazdıklarımı bile okuma fırsatım olmadı eğer kelime düşüklüğü var ise kusuruma bakmayın zaman az hemen göndermek istiyorum.
Hepinizi çok seviyorum iyi avlar dilerim.
Serkan ben buradan giremiyorum forumlara sen benim yayınlamış olduğum konulardan istediğini alabilirsin hiç mahsuru yok bir faydamız olabiliyorsa ne mutlu bize.Sanada kolay gelsin iyi çalışmalar dilerim.